Evdeki yanık kokusu nasıl çıkarılır ?

Umut

New member
Evdeki Yanık Kokusu Nasıl Çıkarılır? Küçük Bir Ev Kazasının Ardındaki Büyük Sosyal Meseleler

Mutfakta bir şeyin dibini tutturduğunuzda ilk tepki genellikle aynıdır: Pencere açılır, aspiratör çalıştırılır, yanmış tencere dışarı çıkarılır ve evin her tarafına sinen o ağır koku nasıl giderilecek diye düşünülür. Fakat konuya biraz daha dikkatli baktığımızda, “evdeki yanık kokusu” yalnızca temizlik ve havalandırma meselesi değildir. Kimin yemek yaptığı, kimin mutfağı temizlediği, evin ne kadar iyi havalandırıldığı, kiracının ev sahibi karşısındaki gücü, pahalı bir aspiratöre veya hava temizleyiciye erişimin olup olmadığı gibi sorular da işin içine girer.

Bu nedenle yanık kokusunu gidermeyi yalnızca “şunu kaynat, bunu sil” düzeyinde ele almak eksik kalabilir. Ev, toplumsal cinsiyet rollerinin, ekonomik eşitsizliklerin ve kimi durumlarda ırksal/etnik eşitsizliklerin gündelik hayatta görünür olduğu alanlardan biridir.

Öncelikle pratik kısmı netleştirelim: Yanmış yiyecekten kaynaklanan koku için yanmış kaynağı evden uzaklaştırmak, ortamı güvenli biçimde havalandırmak, yüzeylerdeki duman ve kurum kalıntılarını temizlemek, tekstilleri yıkamak ve kokuyu yalnızca parfümle bastırmak yerine kaynağını ortadan kaldırmak önemlidir. Ancak yanık kokusuna elektrik tesisatı, plastik, kablo veya başka bir malzemenin yanması eşlik ediyorsa mesele artık temizlik değildir; yangın ve elektrik güvenliği açısından profesyonel değerlendirme gerekebilir.

Yanık Kokusu Neden Sadece “Temizlik Sorunu” Değil?

Yanmış bir yemeğin kokusu mutfakta başlayıp perdeye, koltuğa, kıyafetlere ve diğer tekstillere kadar yayılabilir. Özellikle küçük, kötü havalandırılan veya mutfak aspirasyonu yetersiz evlerde duman ve yanma ürünlerinin içeride kalma süresi uzayabilir.

Daha geniş ölçekte bakıldığında Dünya Sağlık Örgütü, ev içi hava kirliliğinin yakıt türü, pişirme teknolojisi, havalandırma ve evin fiziksel koşullarıyla yakından ilişkili olduğunu belirtiyor. Özellikle kirletici yakıt ve teknolojilerin kullanıldığı hanelerde kadınlar ve çocuklar, ev içindeki yemek pişirme ve diğer işlere daha fazla zaman ayırmaları nedeniyle daha yüksek maruziyet yaşayabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü+1

Buradaki önemli nokta şu: “Kadınlar daha fazla etkileniyor” demek, bütün kadınların aynı deneyime sahip olduğunu söylemek değildir. Tam tersine, toplumsal cinsiyet araştırmaları bize ortalamaların arkasındaki farklı yaşam koşullarını incelememiz gerektiğini gösteriyor.

Toplumsal Cinsiyet: Yanık Tencere Kimin Sorumluluğu?

Ev işlerinin kimin sorumluluğu olduğu, yanık kokusunun nasıl ele alındığını doğrudan etkileyebilir. Bir evde yemek pişiren, mutfağı düzenleyen ve temizlik yapan kişi aynı zamanda yanık kokusunu fark eden ve gidermek zorunda kalan kişi olabilir.

OECD'nin güncel verilerine göre OECD ülkelerinde kadınlar ortalama olarak günde yaklaşık dört saatini ücretsiz bakım ve ev işlerine ayırırken erkeklerde bu süre yaklaşık iki saat. Üstelik bu yalnızca fiziksel işler anlamına gelmiyor. Evde bir şeylerin eksildiğini fark etmek, alışverişi planlamak, yemek konusunda karar vermek ve beklenmedik sorunları takip etmek gibi “görünmez” zihinsel emek de bu yükün bir parçası. OECD

Bu nedenle bazı kadınların yanık kokusuna yaklaşımı yalnızca “kokuyu nasıl çıkarırım?” şeklinde olmayabilir. “Yine bütün mutfak işi bana kaldı”, “çocuklar bu dumanı soluyor”, “temizlik yapmam gerekiyor ama işe yetişeceğim” gibi başka kaygılar da eşlik edebilir.

Burada empati önemli. Fakat kadınları otomatik olarak “duygusal”, erkekleri ise otomatik olarak “çözüm odaklı” kabul etmek de başka bir stereotipe dönüşebilir. Bazı kadınlar doğrudan çözüm arayabilir; bazı erkekler ise ev işinin duygusal ve fiziksel yükünü çok iyi anlayabilir. İnsanların yaklaşımını yalnızca cinsiyetlerinden çıkarmak yerine, içinde bulundukları sorumluluk ve deneyimlere bakmak daha sağlıklı.

Erkeklerin Ev İşlerine Yaklaşımı: “Ben Hallederim” Yeterli mi?

Ev içinde erkeklerin çözüm üretmesi elbette değerli olabilir. Örneğin bir erkek partner “Sen uğraşma, ben havalandırmayı ve temizliği hallederim” diyorsa bu, yük paylaşımı açısından olumlu bir davranış olabilir.

Fakat burada küçük ama önemli bir ayrım var: Sorunu çözmek ile sorumluluğu paylaşmak aynı şey değildir.

Eğer mutfak her gün bir kişinin sorumluluğundaysa ve diğer kişi yalnızca problem çıktığında devreye giriyorsa, ortada tam anlamıyla eşit bir iş bölümü olmayabilir. Ev işlerinin adil paylaşımı, yalnızca kriz anlarında yardım etmekten değil, rutin sorumluluğu da paylaşmaktan geçer.

OECD araştırmaları, toplumsal normların ev işlerinin dağılımında önemli rol oynadığını ve kadınların ücretsiz ev işlerinde erkeklerden hâlâ daha fazla zaman harcadığını gösteriyor. Türkiye de bu farkın OECD ülkeleri arasında belirgin olduğu ülkelerden biri olarak raporlanmış durumda. OECD+1

Dolayısıyla “yanık kokusunu ben çıkarırım” cümlesi güzel bir başlangıç olabilir. Fakat daha büyük soru şudur: “Evdeki gündelik emeği nasıl paylaşıyoruz?”

Sınıf Meselesi: Herkes Aynı Çözüm Seçeneklerine Sahip Değil

İnternette yanık kokusunu gidermek için önerilere baktığımızda sık sık hava temizleme cihazları, güçlü aspiratörler, profesyonel temizlik hizmetleri veya yeni mutfak ekipmanları öneriliyor. Fakat bunların hepsi her bütçeye uygun değil.

Ekonomik durum, evin fiziksel koşullarını da belirleyebilir. Kiralık eski bir dairede yaşayan bir kişinin aspiratörü değiştirme, havalandırma sistemini yenileme veya pencereleri değiştirme imkânı olmayabilir. Ev sahibiyle sorun yaşayan bir kiracı, bozuk bir havalandırma sisteminin onarılmasını talep ederken bile ekonomik ve hukuki açıdan kendisini güçsüz hissedebilir.

Araştırmalar, düşük sosyoekonomik koşullardaki evlerde iç ortam kirleticilerinin daha yüksek olabildiğini ve bunun yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Konutun yaşı, yapısal özellikleri, havalandırma, dış ortam kirliliği ve evin bulunduğu çevre birlikte etkili olabiliyor. PubMed+1

Boston'daki düşük gelirli konutlar üzerine yapılan bir çalışmada da küf, yanma ürünleri, yetersiz havalandırma ve diğer çevresel sorunların aynı evlerde bir arada bulunabildiği ve daha fazla çevresel sorunun daha kötü bildirilen sağlık durumuyla ilişkili olduğu görüldü. PubMed+1

Bu yüzden “Neden pencereyi açmadın?” sorusu bazen fazla basit olabilir. Belki pencere açılmıyor. Belki dışarıdaki hava zaten kirli. Belki evde küçük çocuklar var. Belki kişi kiracı ve havalandırma sistemi bozuk. Belki de kışın pencereyi uzun süre açık bırakmak ısınma maliyetini ciddi biçimde artırıyor.
 
Üst