logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 08-19-2022
Saat: 01:41

Tıklaindir

Dosya Arşivi
Site Map Contacts anasayfa
You are here: Home
yazarYazar: | tarihTarih: 17 Ağustos 2022 / 12:43


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan tanımlamaya göre, Bilim ve Teknik dergisi tarafından ilk kez 1998’dahi Antalya-Saklıkent’te plânlı Gökyüzü Gözlem Etkinliği, yerde yıl Sanayi ve Teknoloji, Gençlik ve Spor, Kültür ve Turizm bakanlıkları tarafından, Antalya Valiliği, Akdeniz Üniversitesi, Kepez Belediyesi ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) katkılarıyla TÜBİTAK’ın koordinasyonunda gerçekleştirilecek.


Astronomi meraklıları, 2 1000 500 metre yükseklikte bağcıklı Saklıkent’teki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nde Türkiye’nin gözle inceleme yapılabilen en yetişkin teleskobuyla uzmanlar eşliğinde gökyüzünü inceleme fırsatı bulacak.


Yarın başlayacak etkinliğin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yanı sıra Antalya Valisi Ersin Yazıcı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ile katkı sağlayan kurumların temsilcileri ve davetlilerin katılımıyla yapılacak.


Gençler yetişkin ilgi gösterdi


Milli Uzay Programı vizyonuyla gençlerin uzaya ilgisinin artırılmasının amaçlandığı Antalya Gözlem Etkinliği’ne felekiyat meraklıları yetişkin ilgi gösterdi. Etkinliğe Türkiye’nin 4 tek yanından başvuran 3 1000 500 kişi arasından 750 kişi kurayla belirlendi. Başvuranların çoğunluğunun 20-40 yaşında olması dikkati çekerken ailat ve kadınların gökyüzü gözlem etkinliklerine ilgisi Antalya’bile bile sürme etti. Başvurusu alınanların en küçüğü 1 yaşında, en yaşlısı ise 72 yaşında olarak kayıtlara geçti. Antalya, İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Konya ve İzmir referans sıralamasında öne çıkarken, toplam 76 ilden etkinliğe katılım için referans yapıldı.


Etkinliğe katılacak felekiyat tutkunları bile çadırlarını kurarak teleskop ve yalın gözle gökyüzünü gözlemleyecek.


Kepez Belediyesinin “Çadırını al sen dahi gel” sloganıyla davette durduğu etkinlik, ikinci gününden sonra halka açık gerçekleştirilecek.


Her yaş grubundan felekiyat meraklılarının katılacağı etkinlik süresince seminerler, yarışmalar, gökbilimle ilgili sayı faaliyet düzenlenecek.


Gözlem etkinliği süresince açık alanda gece-gündüz saatlerinde türlü işlik çalışmaları, teleskopla gözlemler, deneyler karışma farklı etkinlikler yapılacak. Katılımcılar yerde etkinliklere, yanlarında getirdikleri fotoğraf makinesi, teleskop, kamera, dizüstü kompüter gibi ekipmanlarla katılabilecek.


Gece ise katılımcılar yalın gözle binlerce yıldızın görülebildiği tek ortamda uzman astronomlar ve profesyonel teleskoplar eşliğinde gökyüzünü gözlemleyecek, yıldızları, galaksileri, nebulaları tanıyacak.


Etkinlik süresince ilim insanları, öte gezegenler, uydu teknolojileri, ağrı misyonu ve roket çalışmaları, yere yakın geçiş yapan asteroitler, yıldız örtülmeleri gibi farklı başlıklarda katılımcılara birbirinden ilginç sunumlar yapacak.


Göktaşı yağmurları izlenecek


14 Temmuz’bile başlayıp 1 Eylül’açınık kadar sürmesi muhtemel ve halk arasında “yıldız kayması” olarak bilindik gök taşı veya meteor yağmurları ve Perseid (Perse) gök taşı yağmuru, yaz mevsimine yatak gelmesi nedeniyle ışık kirliliğinin rengi olduğu yüksek rakımlı alanlarda henüz rahat izlenecek.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde Anadolu’nun farklı şehirlerine yayılan ve her yaştan gökyüzü meraklısını tek araya getiren gözlem etkinlikleri Antalya’bile 18-21 Ağustos’ta yapılacak finalle sona ermiş olacak. Bu yıl Diyarbakır, Van ve Erzurum’bile söz konusu etkinlikler gerçekleştirilmişti.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan tanımlamaya göre, Bilim ve Teknik dergisi tarafından ilk kez 1998’dahi Antalya-Saklıkent’te plânlı Gökyüzü Gözlem Etkinliği, yerde yıl Sanayi ve Teknoloji, Gençlik ve Spor, Kültür ve Turizm bakanlıkları tarafından, Antalya Valiliği, Akdeniz Üniversitesi, Kepez Belediyesi ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) katkılarıyla TÜBİTAK’ın koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Astronomi meraklıları, 2 1000 […]

yazarYazar: | tarihTarih: 16 Ağustos 2022 / 19:44


Japonya’nın 6 yıl süren süren uzay görevinde topladığı nadir numuneleri inceleyen ilim insanları, Dünya’daki suların Güneş Sistemi’nin uzak noktalarından gelen göktaşları tarafından getirilmiş olabileceğini tespit etti.


Hayabusa 2 keşif robotu, 2014’te Dünya’dan fırlatılıp yaklaşık 300 milyon kilometre uzaklıktaki Ryugu asteroidine inmişti. 

[Fotoğraf: AFP – Hayabusa 2, iki yıl önce Dünya’nın yörüngesine dönerek örneklerin içinde olduğu kapsülü bıraktı.]


Oradaki toz ve taşları 2020’dahi getiren Hayabusa 2, yerde ender örnekleri ilim insanlarının incelemesine sundu.


Hayatın başlangıcı ve evrenin oluşumunu araştıran ilim insanları, konuyla ilgili çalışmalarını yayımlamaya başladı. 


Haziran ayında yayımlanan tek araştırmada ilim insanları, hayatın yapıtaşları olan aminoasitlerin uzayda oluşmuş olabileceğini gösteren organik materyal bulduklarını açıklamıştı. 

[Fotoğraf: AFP]


Nature Astronomy ünlü ilmî dergideki yeni makaledeyse Ryugu’dan kırılan örneklerin, Dünya’daki okyanusların milyarlarca yıl önce nasıl oluştuğu sorusu hakkında ipucu verebileceği aktarıldı.


Pazartesi yayımlanan makalede “Gaz haline gelebilen maddeler ve organik elementler açısından zengin C-tipi asteroitler, Dünya’daki suyun ana kaynaklarından akraba olabilir” ifadesine yer verildi.


Aralarında Japonya müstesna ülkelerden dahi ilim insanlarının hazırladığı batılılaşmak, Ryugu’dan gelen örneklerdeki organik malzemelerin “Güneş Sistemi dışı kaynaklı” ve “muhtemelen, gaz haline gelebilen maddelerin önemli tek kaynağı” olduğunu gösterdiği belirtildi. Ancak tek kaynak olmasının pek dahi muhtemel olmadığı vurgulandı. 

[Fotoğraf: AFP]


Bilim insanları, Ryugu’dan elde edilen örneklerin, henüz pek sayı yeni rastlantı kapı aralayacağını bile sözlerine ekledi.


Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) asteroit üzerine patlayıcı bırakarak yapay krater oluşturmuştu. Yüzeyden kırılan 5,4 gramlık malzeme, organik ve su taşıyan moleküller dahi karışma olmak üzere sayı olağandışı mürekkep içeriyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Japonya’nın 6 yıl süren süren uzay görevinde topladığı nadir numuneleri inceleyen ilim insanları, Dünya’daki suların Güneş Sistemi’nin uzak noktalarından gelen göktaşları tarafından getirilmiş olabileceğini tespit etti. Hayabusa 2 keşif robotu, 2014’te Dünya’dan fırlatılıp yaklaşık 300 milyon kilometre uzaklıktaki Ryugu asteroidine inmişti.  [Fotoğraf: AFP – Hayabusa 2, iki yıl önce Dünya’nın yörüngesine dönerek örneklerin içinde olduğu […]

yazarYazar: | tarihTarih: 14 Ağustos 2022 / 14:44


NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, girdap içi ve fiziksel olarak Eğitim Teknolojisi Konferansı düzenledi. Yetkinlik durumuna göre sınırlı sayıda katılımcının çağrı edildiği etkinlik, 10 firmadan gelen 100’takt fazla üst seviye yönetici ile 10-12 Ağustos’ta gerçekleştirildi.


Metaverse alanında güçlü su, ürün ve projeleri bağcıklı BİTES, “NATO’nun terbiye ve öğretimini çevirmek için gelişen metaverse teknolojilerinden faydalanmak” konulu sunumuyla “workshop” verdi.


BİTES Üst Yöneticisi Uğur Coşkun ve İş Geliştirme Direktörü İhsan Yusuf Akbuğa tarafından gerçekleştirilen sunumla şirketin askeri metaverse teknolojileri altyapısı “MiliVerse”ün ilk tanıtımı bile NATO’bile yapıldı.


Tasarım ekipleri sayısal ikizler ve çevreler oluşturuyor


Türk savunma sanayisi başdu olmak üzere farklı sektörlerin yazılım tabanlı ihtiyaçlarını karşılayan BİTES için metaverse yeni tek kavram olumsuzlama. BİTES kuruluşundan festekiz geliştirdiği 3 boyutlu içerikleri, sentetik muhit modellerini ve simülasyonlarını değişerek müşteri ihtiyaçlarına göre farklı teknolojik çözümlerle sunuyor.


Şirket, yeni tek konsept olarak gündeme gelen metaverse kavramının kurumsal materyalizm yaygınlaşması için Türkiye’dahi öncülük ediyor. BİTES, metaverse teknolojilerinin gelecek dönemde kurumsal firmaların farklı gereksinimlerine yönelik uygulamalar olarak kullanılması için çalışmalarını sürdürüyor.


BİTES, metaverse ile kullanıcıların cihazdan özgür 3 boyutlu ortamlarda birbirleriyle etkileşime girebildiği ve deneyimler paylaşabildiği sayısal muhit modelleri ve sayısal ikizler tasarlıyor.


Şirket, en güncel metaverse teknolojilerinin kullanıldığı platformlar geliştirirken “metaverse konseptinin” kullanıcı ihtiyaçlarına özelleşmiş fonksiyonlarını ve kullanıcı deneyimini en üst seviyeye taşımak için tasarım ekipleriyle yoğun icraat yürütüyor.


İlk kadem savunmada atıldı


BİTES, Türkiye’dahi ve savunma sanayisinde tek ilk olarak gerçekleştirilen SahaExpo 2020 Sanal Fuarı ve SahaExpo 2021 Hibrit Fuarı ile metaverse yolunda önemli rütbe kaydetti.


SahaExpo 2020 statik ve görsellerden oluşan tek uygulamayken SahaExpo 2021 canlı ve 3 boyutlu modellerden oluşan tek uygulama olarak hayata geçirildi.


BİTES’in sanal ve hibrit fuar sistemi XperExpo altyapısıyla geliştirilen ve ilk kez NATO’bile tanıtılan Miliverse ise yeniden sona kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda konfigüre edilebiliyor, 3 boyutlu sanal organizasyonlar ve kurumsal gereksinimlere yönelik yenilikçi tek hal sunuyor.


Kişiselleştirilebilir avatar sistemi, tüm cihazlardan erişim


MiliVerse uygulamasına, kullanıcıların kendilerini sanal ortamlarda henüz iyi ifade edebilmeleri için kişiselleştirilebilir avatar sistemi entegre edildi. Bu sistemle beraberce kullanıcılar sanal ortamda kendi sayısal ikizlerini diledikleri gibi tasarlayabiliyorlar.


Kullanıcılar MiliVerse ortamına bilgisayarlarındaki güncel tarayıcılardan, cep telefonu ve tabletlerden ve Oculus Quest VR gözlüklerden eş zamanlı erişebiliyor, birbirleriyle etkileşime girebiliyorlar. Bir kullanıcı uygulamaya VR gözlüğünden girerken başka tek kullanıcı bile mobil cihazından sisteme karışma olarak tıpkısı ortamda tecrübe paylaşabiliyor ve terbiye alabiliyor.


Gözlüğü takan kendisini Atak helikopterinin yanında buluyor


Uygulama, kullanıcıları ana salon ve yerde salondan erişilebilen 4 farklı sanal ortamla karşılıyor. Bu 4 sanal ortam. 2 farklı ihtimam hangarı, BİTES Showroom’u ve konferans odasından oluşuyor.


MiliVerse’ün teknoloji gösterimi için Türk savunma sanayisinin ihracat başarısı bile yakalayan ürünlerinden Atak helikopteri seçildi.


Geliştirilen ihtimam-onarım modellemesiyle TUSAŞ tarafından üretilen Atak’a erişmek isteyen kullanıcı, VR gözlüğü ile giriş yaparak helikopterinin sınırlı söküm-takım prosedürlerini yönlendirmelerle yapabiliyor. Diğer cihazlardan giriş yapan kullanıcılar ise söküm-takım prosedürlerini yaşayan izleyebiliyor.


Diğer sanal tecrübe alanında ise Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan terbiye uçağı KT-1T ihtimam hangarında yer alıyor. VR gözlüğü ile giriş yapan tek kullanıcı uçakla yönlendirmeler vasıtasıyla etkileşime girebiliyor ve başka cihazlardan giriş yapan kullanıcılar ise yerde deneyimi yaşayan takip edebiliyor.


Uygulamanın tek başka sahnesinde ise BİTES’in firma alanı yer alıyor. Firma alanını ziyaret fail kullanıcılar şirketin ürünlerini 3B olarak inceleme, belge, görsel ve videolardan ayrıntı bilgilere erişim fırsatı buluyor. Kullanıcılar ürünlerle etkileşime girebiliyor, ürün sorumluları ile sesli etkileşime geçebiliyor ve ürün hakkında ayrıntılı malûmat alabiliyor.


Üç boyutlu fütüristik tek tasarıma sahip konferans odasında bile kullanıcılar gerçek dünyadaki deneyime nitelik şekilde istedikleri yere oturma, sinevizyondaki paylaşımları ve konferansı yaşayan olarak izleme şansına sahip oluyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, girdap içi ve fiziksel olarak Eğitim Teknolojisi Konferansı düzenledi. Yetkinlik durumuna göre sınırlı sayıda katılımcının çağrı edildiği etkinlik, 10 firmadan gelen 100’takt fazla üst seviye yönetici ile 10-12 Ağustos’ta gerçekleştirildi. Metaverse alanında güçlü su, ürün ve projeleri bağcıklı BİTES, “NATO’nun terbiye ve öğretimini çevirmek için gelişen metaverse teknolojilerinden faydalanmak” konulu sunumuyla […]

yazarYazar: | tarihTarih: 12 Ağustos 2022 / 13:43


Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 2. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferini gerçekleştiren ilim heyeti Tromso Limanı’ndan başladıkları çokluk seferiyle 82 basamak kuzey enlemine kadar çıkarak çalışmalarını tamamladı.


Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle en sayı ısınan arktik bölgede, yaklaşık 1 buçuk milyon kilometrekare çokluk buzu erimiş merkezde. 1970 yılından itibaren uydu verileriyle yapılan icraat her yıl çokluk buzlarının azaldığına işaret ediyor.


2. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferinin çokluk buzları ve buzullar konusunda çalışmalarını yürüten Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kapt. Özgün Oktar, Arktik Okyanusu’nda gerçekleştirdiği en önemli projelerden birinin buzların gözlenmesi olduğunun altını çizerek “Deniz buzları aslında görülenden sayı henüz farklı yapılar. Arktik Okyanusu’nda kış döneminde çokluk suyu sıcaklıklarının düşmesi, denizin donması ile oluşan çokluk buzları yaz döneminde kısmen eriyerek okyanusun üzerinde tek örtü oluşturur.” dedi.


“Bu sert örtüsü çokluk ile hava ilişkisini değiştirirken tıpkısı zamanda iklimlerin oluşması için önemli tek girdi sağlar.” yorumunu yapan Oktar, ” Yine yerde çokluk buzları buradaki sayı yaşayan türü için dahi evdir, avlanma alanıdır, arıcı alanıdır. Bu sebeple önemli tek noktadadır. Deniz buzlarını 1970’lerden günümüze kadar uydu verileri ile takip ediyoruz. Ancak uydu verileri söylemek yersel teyit ihtiyacı var söylemek. Biz dahi yaz sezonu için Barents Denizi’nde çokluk buzlarını gözlemleyerek bunların uydu verilerinin doğrulanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.


“Bir kadre suyun Arktik Okyanusu’ndan başlayıp eksiksiz dünyayı dolaşarak tekrar Arktik Okyanusu’na gelmesi 1000 yıl sürecekti”


Oktar, çokluk buzlarının çokluk suyunun donması ile oluştuğunu ifade ederek “Deniz buzları donma sırasında içindeki tuzun tek miktarını denizin içine bırakarak, denizin dibinde henüz yoğun tek su kütlesi oluşturuyor. Bu su kütlesi denizin tabanında tek akım sistemi başlatıyor. Bu akım sistemi eksiksiz okyanusları dolanarak yine kutup noktalarına geliyor. Eğer tek kadre suyu izleyebilseydik, yerde tek kadre suyun Arktik Okyanusu’ndan başlayıp eksiksiz dünyayı dolaşarak tekrar Arktik Okyanusu’na gelmesi 1000 yıl sürecekti.


Yaklaşık 1000 yıllık tek döngüden bahsediyoruz. Tabi ki yerde akım sistemi bildiğimiz, öğrendiğimiz başka akıntıları bile besleyen sistem. Akıntılar bizim için önemli, zira kara parçaları ve denizler ısıyı tutabilirken aslında hava ısıyı tutan tek yapıda olumsuzlama. Bu sebeple yerde akım sistemi hem hava kütlelerini hem su kütlelerini hareket ettirerek iklimin oluşmasına ve atlas tek sert kütle olmasını engellemeye yarıyor.” dedi.


“Deniz buzları atlas tek sert çağına girmesini engelleyen yapılar”


Deniz buzlarının mevsimleri ve hava olaylarını sağladığını, iklim sistemine en yetişkin girdi olduğunu kaydeden Oktar şunları söyledi:


“Deniz buzları atlas tek sert çağına girmesini engelleyen yapılar. Ancak buzullara baktığımız zaman, bunlar atlas son buzul maksimumundan günümüze kalan yapılar. Buzullar kara parçaları üzerinde bağcıklı, son buzul maksimumundan günümüze kalmış sert kütleleri ve bunlar tatlı su. İklim değişikliği ile beraberce özellikle Arktik bölgesinde atlas başka alanlarına kıyasla ısınmanın iki kat henüz hızlı olduğunu düşündüğümüz zaman, tığ hem çokluk buzlarını hem dahi buzulları kaybediyoruz. Deniz buzlarının kaybolması iklim sistemimize ekstremleri yaşamamıza neden olurken, buzulların kaybolması ise denize tatlı su girdisi yaparak çokluk seviyesini etkiliyor ve denizin tuzluluğunu değiştirmektedir.”


Kapt. Özgün Oktar, günlük hayatta bile iklim değişikliklerinin etkilerini hissettiklerini ifade ederek, ” Belki gerçek tek kıyas olmayacak ama 2019’bile gerçekleştirilen ilk Arktik Bilim seferinde tıpkısı dönemde gemimizle 80,5 basamak enlemine kadar ulaşmış ve burada çokluk buzu ile karşılaşmıştık. Bu sene ise 82 basamak enlemine kadar neredeyse ulaşmayı sağladık. Bu bile arktik bölgesinde şu ana kadar erimiş ve tekrar donmayan yaklaşık 1,5 milyon kilometrekare çokluk buzunun bizim için günlük yerde seferler açısından gösterimi olmuş oldu.” yorumunu yaptı.


Arktik bölgenin, etrafı kıtalarla çevrik atlas en sığ okyanusu olduğunu söyleyen Oktar şunlara dikkati çekti:


“Bir göl gibi düşünün, tek tarafında Kuzey Amerika kıtası, tek tarafında Asya ve Avrupa var. Antarktika’ya baktığımızda ise etrafı okyanusla çevrik yetişkin tek kıta görüyoruz. Antarktika dünyadaki buzullarının yüzde 90’ını barındırıyor. Geri kalan buzullardan tek kısmı Himalayalar’bile ama çoğunluğu Arktik’te, Grönland’bile ve Svalbard Takımadaları üzerinde. Bu aslında iklim açısından sayı yetişkin farklar yaratıyor. 80 basamak enleminde havanın görece henüz mutedil olduğunu yaz sezonunda görüyoruz. Ama Antarktika’daki durumumuz, 68 basamak güney enleminde, yani kampımızın durduğu Horseshoe Adası’nda bu sayı henüz sert hava koşullarını yaşayabildiğimiz anlamına geliyor.”


Her iki kutup noktasının ekosistem açısından yetişkin farklılıklar içerdiğinin altını çizen Oktar sözlerini şöyle sürdürdü:


“Kutuplarda hava, iklim ve ekosistem farklı. Bazı ortak türler her iki kutup bölgesinde görülse dahi bunlar bazen kuş türleri ve balinalar. Bunlarla beraberce kutupların kendine özgü türleri dahi mevcut. Arktik aslında kutup ayılarının yurdu iken, Antarktika penguenlerin yurdu. Arktik’açınık özgü tür olan kutup ayısı iklim değişikliği sebebiyle nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya. Biz dahi seferimizde yaklaşık 20 gün süresince kutup ayısını görmek için sayı çaba sarf ettik.


Uzun süreli gözlemlerle çevremizi inceledik. Kutup ayıları dediğimiz zaman, çokluk buzu üzerinde avlanan canlılar. Haliyle çokluk buzlarının iklim değişikliği ile beraberce eriyor olması, kutup ayılarının avlanma alanlarını daraltarak bunların bölgelerini kısıtlıyor. Yani henüz kuzey enlemlerde, henüz farklı tek noktada bulunuyorlar ve rekabet artıyor, beslenmeleri zayıflıyor. Bu sebeple yerde türler ihtimal dahi yakında yok olacak. Deniz buzunun erimesi, bölgede sürdürülen bazen avcılık türleri, ısınma, kalori azalması, kutup ayılarının yerde bölgede azalmasının en yetişkin sebepleri.”


Antarktika kıtasında rezervlerin henüz zengin olduğunu ifade fail Kapt. Özgün Oktar, ” Antarktika’bile herhangi tek rezerv kullanılamıyor ama Arktik’açınık baktığımız zaman yetişkin petrol şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırımlarıyla buradaki petrolün, gazın halihazırda kullanıma girdiğini ve eriyen çokluk buzu ile beraberce yeni bölgelerin dahi yerde amaçlarda kullanılabildiğini görüyoruz.” dedi.


“Küresel iklim değişikliği ile kuzey enlemlerde çokluk trafiğinin arttığını gözlemleyebiliyoruz”


Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında kuzey kutup bölgesinde, gemi çokluk trafiği ile ilgili çalışmaları yürüten Uzak Yol Vardiya Zabiti Kapt. Doğaç Baybars Işıler dahi “Küresel iklim değişikliği ile beraberce içildikten kuzey enlemlerde dahi çokluk trafiğinin arttığını gözlemleyebiliyoruz. Normal şartlarda herhangi tek geminin kuzey ya bile garp Avrupa’dan yola çıktıktan sonra Suez Kanalı’nı kullandıktan sonra Uzak Doğu’ya ulaşması arasında gecen süre ile kuzeydeki çokluk rotaların kullanılması arasında neredeyse iki kattan fazla fark bulunmaktadır. Bunlar bile çokluk trafiğinin içildikten 76 basamak enleminin dahi kuzeyinde giderek arttığını bize gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.


Işıler sözlerine şöyle sürme etti:


“Günümüzde hem sert kıran gemilerin çoğalmasının hem dahi yerde alanda benzinli personel sayısının artmasının önü açılıyor. Gemilerin geçtiği rotalar süresince bıraktığı tek takım izler tıpkısı zamanda ticaret sistemini ve hacmini dahi belirler konumda bilgiler sunuyor. Ayrıca kullanılmaya başlanılan Kuzey Deniz rotalarındaki gemilerin sayısı, kullandıkları ekipmanlar, taşıdıkları yük miktarları çevre ticaretinin geleceği hakkında önemli veriler sunuyor. Artık çokluk buzu içerisinde seyir edilebilen bölgeler olduğu için gemilerin dahi yeni rotalarla beraberce başka yakıt kaynaklarıyla ya bile henüz kısa su yollarında seyretmelerinin incelenmesini sağlıyoruz.”


“Dünya üzerinde gemilerin seyirde uyması gereken kimi kurallar mevcut. Bu kurallar okyanuslarda, su yollarında, denizlerde ve muayyen bölgelerde henüz bile özelleşerek katı hale gelebiliyor.” tekbencilik Işıler, konuşmasını şöyle tamamladı:


“Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) koyduğu kurallar çerçevesinde her geminin özellikle atıkları konusunda hem hava atıkları hem dahi kendi yararsız atıkları hususunda kimi kuralları izlemesi gerekmektedir. Gemiler geçtiği bölgelerdeki emisyon değerleri ile, yani yakıtlarını yaktıktan sonra havaya saldıkları gazlarla beraberce, emisyon değerleri aslında hepimiz için bize iz oluyor. Günümüzde yüksek sülfürlü yakıtların kullanımı azaldığı için emisyon konusunda tek hayli titiz olunmakta. Kuzey çokluk rotaları bile aslında yerde çokluk rotalarını azalttığı için salınan emisyonları bile azaltıcı görevi üstleniyor.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 2. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferini gerçekleştiren ilim heyeti Tromso Limanı’ndan başladıkları çokluk seferiyle 82 basamak kuzey enlemine kadar çıkarak çalışmalarını tamamladı. Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle en sayı ısınan arktik bölgede, yaklaşık 1 buçuk milyon kilometrekare çokluk buzu erimiş merkezde. 1970 yılından […]

yazarYazar: | tarihTarih: 11 Ağustos 2022 / 13:43


ASELSAN, ABD merkezli The Stevie tarafından yerde sene 19’uncusu plânlı Uluslararası İşletme Ödülleri (Internaional Business Awards) kapsamında “Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı” kategorisinde “Green Climate for the Future – Gelecek İçin Yeşil İklim” konu başlığı ile 2022 yılında “Çevre ve İklim Değişimi Yönetimi” faaliyetleri ile gümüş ödül almaya hak kazandı.


“İnsanlığın tartışması gereken en önemli sorun”


İnsanlığın tartışması gereken en önemli sorunun iklim değişikliği ve bunun yaratacağı krizler olduğunu tamlayan ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, “Kısa vadeli düşünürsek, uzun vadeli hedefler için konfor alanından çıkamazsak, geleceğin risklerini göremezsek, tükeniş kaçınılmaz tek son olur. Bu nedenle ASELSAN’bile özgür teknolojiler hedefiyle Türkiye için ekonomik katma üstün oluştururken, uzun vadeli toplumsal ve çevresel fayda sağlamak için dahi çalışıyoruz. Sadece ASELSAN’ı olumsuzlama, tüm üstün zincirimizi olumsuz etkileyebilecek muhit ve iklim değişikliği riskini, yüksek teknolojimiz, insan kıymetimiz ve güçlü malûmat birikimimizle yönetiyoruz” dedi.


3700’takt fazla referans arasından seçildi


Ödül için 65 farklı ülkeden türlü sektörlerde faaliyet gösteren firmalardan 3700’takt fazla referans yapıldı.


Başvuruların değerlendirmesi; 260 profesyonel uluslararası jüri üyesi tarafından, firmaların ne gibi taahhütlerde durduğu ve yerde taahhütlerin hayata geçirilmesi için hangi uygulamaların gerçekleştirildiğine üzerine makale ve kanıtlar dikkate makbuz.


ASELSAN, 2050 yılı net sıfır emisyon taahhüdü kapsamında; Sıfır Atık Projesi, CDP İklim Değişikliği Raporlaması, CDP Su Raporlaması, çevreyi korumaya yönelik proje ve icraat, tedarik zinciri yönetimi kapsamında iştirak ve stratejik ortaklar ile iklim değişikliği üzerine yapılan icraat ile sadece kendi emisyonunu olumsuzlama ülkemizin emisyonunu azaltmaya yönelik ürünlerini dahi ayrıntılı olarak belgelendirerek Çevre ve İklim Değişimi Yönetimi faaliyetleriyle ödül almaya hak kazandı.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

ASELSAN, ABD merkezli The Stevie tarafından yerde sene 19’uncusu plânlı Uluslararası İşletme Ödülleri (Internaional Business Awards) kapsamında “Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı” kategorisinde “Green Climate for the Future – Gelecek İçin Yeşil İklim” konu başlığı ile 2022 yılında “Çevre ve İklim Değişimi Yönetimi” faaliyetleri ile gümüş ödül almaya hak kazandı. “İnsanlığın tartışması gereken en önemli […]

yazarYazar: | tarihTarih: 11 Ağustos 2022 / 9:44


Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, açınık-Devlet Kapısı’nın, vatandaşların işlemlerini hızlı ve güvenli yapabildikleri Türkiye’nin sayısal sıra yüzü olduğunu söyledi.


Özellikle COVID-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’dahi tüm dünyayla Türkiye’dahi dahi elektronik hizmetlere olan ihtiyacın net olarak anlaşıldığını tamlayan Koç, salgın döneminde vatandaşın ve iş dünyasının ihtiyaç tanık hizmetlerin dijitalleştirilmesi sayesinde açınık-Devlet Kapısı’nın kullanımının katlanarak arttığını dile getirdi.


Koç, açınık-Devlet Kapısı’nın kurulduğu günden yerde yana vatandaşların işlerini kolaylaştırdığına dikkati çekti:


“Salgın dönemiyle açınık-Devlet Kapısı’nın önemi dahi arttı. açınık-Devlet Kapısı, sadece salgın gibi olağanüstü zamanlarda işleri kolaylaştırmakla kalmadı, tıpkısı zamanda vatandaşlarımızın zamandan bile tasarruf etmelerini sağladı. açınık-Devlet Kapısı sağladığı kolaylıklar ve tasarruflar sayesinde Dijital Türkiye yolunda atık en yetişkin kadem olduğunu her geçen gün ispatlamaya sürme ediyor.”


6 1000 665 sayısal hizmet sunuluyor


Salgın sürecinde vatandaşların pek sayı işlemini evinden çıkmadan açınık-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirdiğini vurgulayan Koç, 2008’dahi hayata geçirilen uygulamada zaman 886 kuruma ilgili 6 1000 665 sayısal hizmet sunulduğunu belirtti.


“Bugün itibarıyla kullanıcı sayısı 60 milyonu geçen açınık-Devlet Kapısı sayı henüz güçlü tek şekilde yoluna sürme ediyor” tekbencilik Koç, yerde kullanıcı sayısının açınık-Devlet kullanıcısı olabilecek 15 yaş üstü nüfusun yüzde 91’ine tekabül ettiğini açıkladı.


“Bütünleşik hizmet” çalışması


açınık-Devlet Kapısı’ndaki hizmetleri tekil birer hizmet olmaktan çıkarıp tümleşik hizmet formuna taşıma gayretinde olduklarını tamlayan Koç, şunları söyledi:


“Araçlarım, Çalışma Hayatım, İkametgahım gibi tümleşik hizmetlerle vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırıyoruz. Bütünleşik hizmetlerimiz vatandaşlarımız tarafından yoğun tek şekilde kullanılıyor. 2020 yılında aclan Araçlarım tümleşik hizmeti bugüne kadar 310 milyondan fazla kullanıldı.”


Vatandaşların yüzde 95’i memnun


Avrupa Komisyonu’nun 2022 yılı açınık-Devlet Kıyaslama Raporu’nda bile tümleşik hizmetlerinden “İkametgahım” ve “Araçlarım” hizmetlerinin iyi uygulama örnekleri arasında sayıldığına işaret fail Koç, açınık-Devlet üzerinden yapılan soruşturma çalışmasında, buradan yararlanan vatandaşların yüzde 95’inin verilen hizmetlerden memnun kaldığı sınamak verdi.


Koç, açınık-Devlet Kapısı’nın kurulduğu günden itibaren etkin tek şekilde kullanıldığına dikkati çekerek, burasının etkin, hızlı, güvenilir ve memnuniyet oranları yüksek tek şekilde kullanılmaya sürme edeceğini sözlerine ekledi.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, açınık-Devlet Kapısı’nın, vatandaşların işlemlerini hızlı ve güvenli yapabildikleri Türkiye’nin sayısal sıra yüzü olduğunu söyledi. Özellikle COVID-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’dahi tüm dünyayla Türkiye’dahi dahi elektronik hizmetlere olan ihtiyacın net olarak anlaşıldığını tamlayan Koç, salgın döneminde vatandaşın ve iş dünyasının ihtiyaç tanık hizmetlerin dijitalleştirilmesi sayesinde açınık-Devlet Kapısı’nın […]

yazarYazar: | tarihTarih: 10 Ağustos 2022 / 17:43


Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kayseri’dahi katıldığı Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi’nde, materyalizm yaşanan yonga kriziyle ilgili konuştu.


Çipteki üretimin yavaşladığı zaman elektronik cihazların ve otomobillerin üretiminin yavaşladığını kaydeden Muş, “Tabi yerde telefon ve bilgisayarlara kadar kullanılabilen tek ürün. Burada Tayvan sayı önemli tek üretici. Bununla ilgili bizim dahi yatırımlarımız var. Hatta Ankara’bile malûm tek yer bunun için ayrık merkezde. Şu zihin yerde yatırımla ilişkili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çalışması söz konusu.” dedi.


“Sürekli taşıma suyuyla kahve kararlı”


Burada Türkiye’nin yatırım yapmak istediğini, burada yatırımları bile ağırlamak istediğini nâkil Muş, şöyle sürme etti:


“Türkiye yerde işin içine girmek istiyor. Girmemizin gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sürekli taşıma suyuyla kahve kararlı. Bunun sayı farklı seviyeleri var. Bütün seviyeleri yürütmeseniz dahi bazen seviyeleri yürütmeniz gerekiyor. Gelecek içildikten henüz bile teknolojikleşecek ve dijitalleşecek. Tabi dijitalleşecek her alanda yerde çipe ihtiyaç olacak. Buna olan talep artacak. Bu anlamda tığ Türkiye olarak üretici güç olmak istiyoruz. En önemli ihtiyacımız su. Çipte su sayı kullanılıyor. Çipin kullanılması için suya ihtiyaç var. Bununla ilgili tek hazırlığımız var.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kayseri’dahi katıldığı Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi’nde, materyalizm yaşanan yonga kriziyle ilgili konuştu. Çipteki üretimin yavaşladığı zaman elektronik cihazların ve otomobillerin üretiminin yavaşladığını kaydeden Muş, “Tabi yerde telefon ve bilgisayarlara kadar kullanılabilen tek ürün. Burada Tayvan sayı önemli tek üretici. Bununla ilgili bizim dahi yatırımlarımız var. Hatta Ankara’bile malûm tek yer bunun […]

yazarYazar: | tarihTarih: 6 Ağustos 2022 / 15:44


İngiliz ilim insanı Tim Berners-Lee, “World Wide Web” (www) projesini tanıtan tek metnin yer aldığı ilk web sitesini 20 Aralık 1990’bile yayınlandı. Sadece İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nden (CERN) erişime açık olan web sitesi, 6 Ağustos 1991’dahi Berners-Lee’nin yerde siteyi herkesin kullanımına açmasıyla zaman kullanılan web sitelerinin ilk örneği hayata geçti.


Geçen 31 yıllık süreçte sayı web sitesi kullanıma sunuldu. Bu siteler arasında öne çıkanlar yıldan yıla tadil gösterse dahi taharri motorları ve sosyal şebeke siteleri kullanıcılardan yoğun ilgi gördü.


Her ziyarette YouTube’bile 21 an 47 saniye harcanıyor


2001 yılında en popüler web siteleri listesinde MSN, Yahoo ve eBay öne çıkarken, 2007 yılında ise sıralama Yahoo, Google ve Ebay şeklinde değişti. MSN, Myspace, AOL gibi siteler dönemin popüler siteleri arasında yer alırken, zaman içerisinde yerde platformların bile aralarında yer aldığı sayı site popülerliğini kaybetti. 2012 yılında en popüler web siteleri arasında ilk 3 sırayı Google, Facebook ve YouTube oluşturdu.


Günümüzde 2 milyara yakın web sitesi bulunuyor. ABD merkezli taharri motoru pazarlama şirketi Semrush’ın Haziran 2022 verilerine göre, en fazla ziyaret edilen web siteleri arasında ilk sırada 47,8 milyar ziyaretçi ile Google yer alıyor. Google’ı; YouTube 46,8 milyar, Facebook 10,6 milyar, Wikipedia 5,8 milyar ve Twitter 4,8 milyarla takip ediyor.


Similarweb’in verilerine göre, ziyaret başına en fazla vakit geçirilen siteler arasında ise zirvede YouTube yer alıyor. İnternet kullanıcıları her ziyaretlerinde YouTube’bile ortalama 21 an 47 saniye geçiriyor. Google’bile 11 an 4 saniye, Twitter’bile 10 an 40 saniye, Facebook’ta 10 an, Instagram’bile ise 7 an 49 saniye harcanıyor.


İnternet kullanıcılarının yüzde 93’ü sosyal medya kullanıcısı


Kullanıcıların sosyal medyaya olan ilgisi popüler web siteleri listesinin şekillenmesinde önem taşıyor.


Statista’nın verilerine göre, Nisan 2022 itibarıyla materyalizm 5 milyar etkin internet kullanıcısı bulunuyor. Bu rakam çevre nüfusunun yüzde 63’ünü oluşturuyor. 5 milyar internet kullanıcısının yüzde 93’ü sosyal medyayı kullanıyor.


Nüfusa oranla en fazla etkin sosyal medya kullanıcısına sahip ülkeler arasında ise Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Güney Kore öne çıkıyor. Türkiye’dahi sosyal medya kullanıcıları toplam nüfusun yüzde 80,8’ini oluşturuyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

İngiliz ilim insanı Tim Berners-Lee, “World Wide Web” (www) projesini tanıtan tek metnin yer aldığı ilk web sitesini 20 Aralık 1990’bile yayınlandı. Sadece İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nden (CERN) erişime açık olan web sitesi, 6 Ağustos 1991’dahi Berners-Lee’nin yerde siteyi herkesin kullanımına açmasıyla zaman kullanılan web sitelerinin ilk örneği hayata geçti. Geçen 31 yıllık süreçte […]

yazarYazar: | tarihTarih: 6 Ağustos 2022 / 2:43


Pendik’teki Teknopark İstanbul’u ziyaret fail Oktay’ı Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan karşıladı. İlk olarak Kuluçka Merkezine giden Oktay, girişimcilerin projelerini inceledi.


Oktay, “Siber Akıncılar” ünlü genç girişimcilerle dahi projeleri hakkında sohbet etti. Burada yürütülen çalışmalara üzerine Oktay’a malûmat verilirken bazen girişimciler dahi projeleriyle ilişkili sunumlar yaptı.


Yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı projeleri dinledikten sonra Oktay şu ağırlıklı bulundu:


“Artık elimizde oluşan verinin hamallığını olumsuzlama efendiliğini yapmamız lazım. Şimdi karar dayanak sistemlerine çalışıyoruz. Yani içildikten mevki veriye dayalı karar vermeye başlamıştır. Sadece olayları değerlendirmeden önce elinde her türlü verinin olduğu, veriyi işlediği, tahlil ettiği ve sonrasında bile o veriye dayalı karar dayanak sistemlerini geliştirmesi, başka taraftan bile optimizasyon sistemleri… Optimizasyondan neyi kastediyorum? Hem süreç optimizasyonunu, süreçlerin henüz kısaltılması, henüz iyileştirilmesi, geliştirilmesinin ama tıpkısı zamanda bile yapısal optimizasyondan bahsediyorum. Yani yerde bütçe yapısı olabileceği gibi herhangi tek kurumun yapısı bile olabilir. Bunların optimizasyonu bile karışma. Yine yapay zeka uygulamaları burada sayı önemli. İnsan unsurunun gerekmediği alanlarda insan unsurunu çıkarmaya, tek anlamda bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz. Tamamen bürokrasiyi çekin, insan unsuru olmayan yerde, kamuda normal otomatik olarak eksiksiz hizmetleri verelim. Gerektiği yerde dahi insan unsuru nitelikli şekilde işin içerisine girsin istiyoruz. Zaten burada sayı ciddi tek yol katetmiş durumdayız. Bunu Kovid sürecinde gördük.”


Oktay, yapay zeka konusunda 2030 yılında 25-30 trilyon dolarlık tek pazardan bahsedildiğini aktararak “Bizim Türkiye olarak yerde ekonomiden pay almamız lazım. Ana hedefimiz yerde. Bu ekonomiden pay alabilecek aktörler burada, yerde kuluçka merkezinin içerisinde, sizlersiniz.” dedi.


“Halihazırda 2 1000 800 projemiz tamamlanmış”


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kuluçka Merkezi’ndeki programın akabinde Genel Müdürlük binasında Teknopark İstanbul hakkında bilgilendirme toplantısına katıldı.


Toplantı sonrasında makale yapan Oktay, zaman 2053-2071 teknoloji vizyonlarının şekillendiği merkezlerden birisinde olduklarını ifade etti. Bütün Türkiye’dahi, özellikle AR-GE merkezlerinin, üniversitelerin ve özel sektörün tek araya geleceği, fikri, düşüncesi ve projesi olanın bunları hayata geçirebileceği, birbirleriyle entegre çalışabileceği ve sadece Türkiye’ye, durduğu bölgeye olumsuzlama, dünyaya teknoloji üretebilecek firmaların, iş insanlarının, gençlerin çıkacağı merkezler oluşturduklarını müfit Oktay, İstanbul Teknopark’ın bunların en özellerinden akraba olduğunu söyledi.


Oktay, son 10 yılına bakıldığında İstanbul Teknopark’ın en hızlı gelişen merkezlerden akraba olduğuna dikkati çekerek “2010’bile buraya geldiğimizde geniş tek arazide, o zaman Sabiha Gökçen’in dahi tam faal olmadığını düşünürseniz, tarlaların hakim olduğu tek bölgeden neredeyse 10-11 yıl sonrasına baktığımızda zaman hem firma hem proje hem dahi yapılaşma bazında sayı yoğun tek çalışmanın yürüdüğü tek merkezin içerisindeyiz. Bu anlamda zaman burayı ziyaret ettik. Ne tür projelerimiz var, ne tür gerçekten bizim geleceğimizi şekillendirmekle ilişkili projelerimiz sürme ediyor, herhangi tek ihtiyaç var mı, tığ nasıl motive edebiliriz niteleyerek geldik ama kendimiz motive olduk.” dedi.


Fuat Oktay, 424 AR-GE firmasının durduğu, 8 1000 259 mühendisin çalıştığı Teknopark İstanbul’a ilişkin şöyle malûmat verdi:


“Halihazırda 2 1000 800 projemiz tamamlanmış ve yine sürme fail projelerimiz var. Kuluçka merkezimiz var. Kuluçka merkezinin özelliği, özellikle gençlerimize, fikri ve projesi olan insanlarımıza, ‘Ben bunu nasıl hayata geçirebileceğim, hiçbir şey bilmiyorum.’ diyenlerin geleceği ve muayyen tek filtreden geçtikten, fikir ve proje kalifiye aşamasına geldikten sonrasında içeriye kırılan tek merkez ki buradan yaklaşık şu ana kadar 300 firmamız mezun olmuş merkezde ve fiilen içildikten etkin iş hayatında.”


“Akıllı kemoterapi niteleyerek ifade edebileceğimiz yeni yöntemlerin çalışıldığı tek merkez”


Kovid-19 dönemindeki göz geliştirme aşamalarını anımsatan Oktay şunları kaydetti:


“İlaç firmalarımızın, özellikle kanser araştırmalarında ve akciğer kanserine yönelik çalışmaların, faz-1 aşamasına gelen ilaçların burada çalışıldığına şahit olduk. Kısmet olursa 2023 itibarıyla bile faz-2 aşamasına gelen ilaçlar ki bunlar muhteşem icraat. 5 tane kanserle ilgili, tümörleri yok edecek ama materyalizm halihazırdaki sistemlerden dahi teknolojilerden dahi farklı olarak ‘alık kemoterapi’ niteleyerek ifade edebileceğimiz yeni yöntemlerin çalışıldığı tek merkezden bahsediyoruz. Akıllı kemoterapiden kastım bile tüm vücuda kemoterapi vermekten ziyade sadece kanserli hücreyi yakalayan ve sadece o kanserli hücreyi yok edecek tek ilaç teknolojisi, şu anda hamdolsun faz-1 aşaması tükenmek üzere. Bu, Türkiye açısından bile benzinli arkadaşlarımız açısından bile gurur duyulacak tek emek. 5 başka ilaç sürme ediyor.”


Bir başka projeyi henüz incelediklerine değinen Oktay, “Hem kemoterapi hem radyoterapi yine tıpkısı alanda. Vücutta beliren bazen sıkıntılar, yaralar ve benzer şeyler, bunların giderilmesiyle, dermatolojik ürünlerin geliştirilmesiyle ilgili muhteşem icraat. Hepsi dahi çevre ölçeğinde icraat. 20 kişiyle yapılan tek emek şu anda eksiksiz dünyadan Harvard Üniversitesine kadar ilgi duyan ve burada benzinli danışmanlarıyla sayı ciddi projelerin yürütüldüğü tek merkezden bahsediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.


Bilişim alanında bile muhteşem projeler olduğuna dikkati cazip Oktay motor geliştirmeyle ilgili dahi sayı ciddi projeler bulunduğundan bahsetti.


Fuat Oktay şöyle konuştu:


“Şu anda savunma sanayindeki motorlarımızdan ki yerde Altay tanklarına kadarki gelen rütbe, Fırtına ve Altay tanklarına kadarki tüm aşamalarda 1500 at gücü motorun üretilmesine kadar takvimlendirilmiş ve burada yapılan icraat. MİLGEM’le ilgili icraat ve şu anda sondaj gemilerimizde Fatih’te ve Abdülhamid Han’a 10 gün sonra teslim edilecek tek ürünü arkadaşlar bize getirdiler. Bu bile sayı ilginç. Bunu zaten Cumhurbaşkanımızın Fatih gemisini ziyaretinde dahi Filyos’u ziyaretinde dahi görmüştük. 3 1000 metre derinlikte Türkiye’dahi, başka tek yerde olmayan yine Türkiye’dahi üretilen -biraz önceki bahsettiğim ürünü ifade ediyorum- cerrahi tek müdahale gibi robotla 3 1000 metrede tabiî gazın çıkarılmasını sağlayan tek teknolojiden bahsediyoruz ki yerde merkezde mobilya tek şey. Yani içinde bulunduğumuz merkez, binaların sayı ötesinde, 2053’ün, 2071’in teknoloji vizyonunu şekillendiren yerlerden birisi. Bizim için son basamak kritik.”


“Türkiye’nin geleceğini inşa fail tek merkezdeyiz”


AR-GE fazlalık test laboratuvar çalışmalarında, parça üretimi ve malzeme üretimiyle ilişkili ileri teknolojilerin Teknopark’ta yapıldığını söyleyen Oktay, Teknopark’ın gemi sanayinde mükemmeliyet merkezine ulaşmış ihtimal dünyadaki sayılı yerler arasında olduğunun altını çizdi.


Burasının, TCG Anadolu ve askeri MİLGEM gemileri dahi karışma olmak üzere hem denizaltıların hem gemilerin tasarımının, testlerinin ve seri üretimlerine üzerine teknolojilerin üretildiği tek merkez olduğunu vurgulayan Oktay sözlerini şöyle sürdürdü:


“Sadece Türkiye’ye dahi olumsuzlama eksiksiz dünyaya şu anda buradan teknoloji üretir ve ihraç fiyat konuma gelmiş durumdayız. Biyoteknoloji yani insan düşünün içildikten dokuların geliştirildiği tek vakit yaşıyoruz. Bunların henüz hayatî anlamındaki biyoürünlerin, biyomalzeme teknolojilerinin üretildiği, özellikle üç boyutlu yazıcıların üretildiği ve geliştirildiği tek merkezden bahsediyoruz. Çok farklı alanlarda ihtimal hepimizi şaşırtacak derecede, ihtimal kamuoyunun, bizlerin gündeminde olmayan ama Türkiye’nin geleceğini inşa fail tek merkezdeyiz.”


Teknopark’ta sadece bugünün olumsuzlama aslında geleceğin teknolojilerinin dahi yer aldığını ifade fail Oktay, hafif olan kompozitlerin henüz bile hafifleştirilmesine yönelik malzeme çalışmalarının yapıldığını dile getirdi.


Oktay sözlerini şöyle tamamladı:


“Alanın tamamı meşbu merkezde. 900 1000 metrekarelik tek alanda nihai hedef 1,5 milyon metrekarelik kapalı alana erişmek. Ne zaman? 2032 yılı itibarıyla. Bugün itibarıyla geldiğimiz nokta, eksiksiz yerde çalışmaların yapıldığı noktada 280 1000 metrekarelik kapalı saha ve hemen tükenmek üzere olan kapasiteyi dahi eklersek 380 1000 metrekareye hemen ulaşmış oluyoruz ki yerde kapasitenin ikiye katlanabilmesiyle ilişkili bile ciddi tek fırsat oluşturmuş merkezde. Yani yeni firmaların yerde merkezde çalışmalarını yürütüyor olabilmeleriyle ilişkili ki yine aldığım bilgiler çerçevesinde dahi sadece Türkiye’takt olumsuzlama atlas özellikle gelişmiş ülkelerinden ileri teknoloji benzinli firmalarından burada yer tahsisiyle ilgili ciddi tek rekabetin dahi olduğunu öğrenmiş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Bir başka arzum şu idi. Biz bugüne kadar biliyorsunuz 6 unicorn çıkardık. Yani 1 milyar abd seviyesine ulaşan startuplar, yeni başlayan girişimcilik. Birisi girişimde herhangi tek alanda yatırım yapıyor ve özellikle ileri teknoloji yatırımlı ve sayı kısa tek sürede 1 milyar dolarlık miktara ulaşıyor. 6 tane çıkardık bunlardan. Yeni unicornlarımız, yeni adaylarımız var mıdır? Hamdolsun bunu bile görmüş olmaktan son basamak mutlu olduk. Sadece 1 milyar abd olumsuzlama, sayı henüz ilerisini, sayı henüz yüksek miktarlarda, sayı henüz yetişkin oranda şirketlerimizin buradan çıkacağına inanarak zaman buradan ayrılıyoruz.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Pendik’teki Teknopark İstanbul’u ziyaret fail Oktay’ı Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan karşıladı. İlk olarak Kuluçka Merkezine giden Oktay, girişimcilerin projelerini inceledi. Oktay, “Siber Akıncılar” ünlü genç girişimcilerle dahi projeleri hakkında sohbet etti. Burada yürütülen çalışmalara üzerine Oktay’a malûmat verilirken bazen girişimciler dahi projeleriyle ilişkili sunumlar yaptı. Yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı projeleri […]

yazarYazar: | tarihTarih: 5 Ağustos 2022 / 22:43


Yerli füzeler, alık mühimmatlar, İHA ve SİHA’lar… Savunma sanayinin etkili ürünleri yerli foto dedektörleri ile henüz güçlü. Hedefler tam isabetle vuruluyor.


Foto gaz, çipler gibi yarı iletken teknolojisine dayanıyor. O foto dedektörler TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü

bünyesindeki laboratuvarda üretiliyor. Gebze’deki kritik laboratuvar kapılarını Haberler’açınık açtı. 


Dünyada her yıl yaklaşık 1 trilyon tane yonga üretiliyor. Bu her kişi için ortalama 130 yonga söylemek. Yenilenen teknolojilerle dahi yonga kullanımı giderek artıyor.


Özel kıyafetli personel çalışıyor


Türkiye’dahi ise yonga üretimi sınırlı. Ancak stratejik yarı-iletken ihtiyaçlar zaman öncelik. Özgün üretim teknolojileri kullanılıyor. 


YİTAL sorumlusu Aziz Ulvi Çalışkan şu şekilde anlatıyor:


“Lazer arayıcı başlıklarda kullanılan füzelerdeki dedektörleri tığ üretiyoruz ve yüzde yüz başarıları vardır. Bir tane beraberce sıkıntı olmadan hem teslimatta hem vurma doğruluğunda müthiş tek doğruluk ve muvaffakıyet yaşanmıştır. Burada ihaların yerli olması mühimmatın yerli olması yarı iletken dedektörün yerli olması başarıda sayı yetişkin tek etken olmuştur.


İki vardiya ile üretim yapılıyor. Sabah 8 gece 5 arasında zaman vardiya, öğleden sonra 3 ile gece 23 arasında bile ikinci vardiya var. İki vardiyada üretim yapıyoruz. Toplam 55 kişiyiz tasarımda ise 26 arkadaşımız var.”


Laboratuvarda elektronik mühendisleri, kimyagerler ve fizikçiler görev alıyor. Eğitimlerini Türkiye’dahi saha gençler arasından seçildiler.


Üretim 1000 metrekare temiz alanda gerçekleşiyor. Ortama en ufak partikülün girmemesi için önlemler üst düzeyde. Çalışanlar partikülleri önlemek namına kozmetik ürün da kullanmıyor.


Tesiste devre tasarımı, maskeleme, pul üzerinde test, devre testi ve yaşlandırma süreçleri yapılıyor. Ekipler arasında işbirliği üst düzeyde. Personeller operatör titizliliği ile çalışıyor.


200 adımda yonga üretimi


Kimya mühendisi Fatma Betül Akgül Taner ise mikro çipin herhangi tek stres altında olmaması gerektiğini söylüyor:


“Dolayısıyla tek pul üzerine ne kadar sarsıntı verirseniz ne kadar hassas

davranmazsanız onun üzerine o kadar stres olacaktır. Bu stres neyi gösteriyor? Pul yüzeyindeki bükülmeye sebep oluyor. Bu çevrilme dahi oluşturduğumuz mikroçip açısından istenmeyen tek hâl. Dezavantaj tek hâl. O yüzden maksimum hassasiyet ile davranmaya gayret ediyoruz.”


Üretim aşaması 200 adımdan oluşuyor. Mikroskop altındaki kontroller her aşamada tekrarlanıyor. Üretimde hataya yer verilmiyor. 


Mühendis Ahmet Kartal şöyle konuşuyor:


“Teknolojisi yaptığımız iş nano, nano işlem, mikro seviyelerinde sayı küçük işlemler az işlemler yapıyoruz. Çok maliyetli iş. O yüzden hassas tek iş. Herkesin emeği var. Tüm 70 milyonun emeği var. Daha açıkçası milli tek iş yapıyoruz. Hassas olmaya çalışıyoruz.”


YİTAL milli devreleri üretiyor


Akıllı kimlik kartlarının tek kısmında yine YİTAL’in imzası bulunuyor. Türkiye’dahi üretilen ilk mikro işlemci yine yerde laboratuvardan artık. Kaynak kodlardan yararlanılmadı. Askeri projelerde yerde teknoloji henüz bile geliştirilerek kullanılacak. 


Tüm Devre Tasarım Grubu Yöneticisi Yaman Özelçi, “Mikron teknolojisi, yerde uzay

Marsa giden yada F-16 larda bile kullanılan teknoloji. Biz yerde teknolojiye şu zihin erişmiş durumdayız ve şu zihin tamamen kendi hücre kütüphanemiz kendi tasarım akışımız kendi üretimimiz.” dedi.


Yarı-iletken devre elemanlarının elektronik cihazlarındaki maliyeti yüzde 15’lerde. Ancak tüm dünyayı saran yonga üretim sıkıntısı var. Ülkeler sayı yetişkin miktarlarda yatırıma yöneldi. Üretim kapasitesinde Tayvan ilk sırada. Ardından Güney Kore geliyor. Hollanda ise yonga üretiminde kullanılan teknolojide öne çıkıyor.


YİTAL çipe ihtiyaç duyanlar için dahi hazırlıklarını tamamladı. 


3 1000 500 vafor kapasitelerini olduğunu müfit YİTAL sorumlusu Çalışkan, şu şekilde konuştu:


“Bir vafor dediğimiz zaman bahsettiğimiz boyut yerde yüz milimetrelik silisyum vafor

çipin tasarımına tâbi olarak tek vafor bile kaç tane kırmık olduğu kaç tane yonga

olduğu çipin alanına tâbi. Bu burada görüldüğü gibi 200 tane dahi olabilir 1000

tane dahi olabilir. Dolayısıyla 3 1000 500 çarpı 200 dahi diyebiliriz 1000 dahi diyebiliriz.


Maliyet etkinlik açısından sayı sınırlı yalnız savunma sanayi açısından yüksek performans ve rengi miktar gerektirdiği için şuan laboratuvarımız savunma sanayi için hizmet verebilir. Faydalı fark yaratabilir durumdadır kapasite olarak.


Tasarım kiti geliştirdik. Eskiden kendimiz tasarlayıp kendimiz üretiyorduk. Tam özel tekniği ile çalışıyorduk fakat Türkiye’deki tasarım merkezlerine tek proses tasarım kitimiz hazırlanmadığı için hizmet veremiyorduk. Artık yerde yıl proses tasarım kitimiz hazır. İsteyen TÜBİTAK BİLGEM’açınık başvurup bizim proses tasarımız kitimize ulaşabilir kendi tasarımlarını yapar ve tığ dahi üretilebilir.”


Çip teknolojisi içildikten hayatımızın her alanında. Sağlıkta, ulaşımda ve haberleşmede. Özellikle elektrikli araçların hayatımıza girmesi ile ihtiyaç katlanarak artacak. Teknoloji geliştikçe dahi çipler henüz fazla hayatımızda olacak. 


Haber: Hüseyin Günay


Kamera: Mustafa Oğuz

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Yerli füzeler, alık mühimmatlar, İHA ve SİHA’lar… Savunma sanayinin etkili ürünleri yerli foto dedektörleri ile henüz güçlü. Hedefler tam isabetle vuruluyor. Foto gaz, çipler gibi yarı iletken teknolojisine dayanıyor. O foto dedektörler TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü bünyesindeki laboratuvarda üretiliyor. Gebze’deki kritik laboratuvar kapılarını Haberler’açınık açtı.  Dünyada her yıl yaklaşık 1 trilyon tane yonga […]