logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 11-29-2022
Saat: 00:24

Tıklaindir

Dosya Arşivi
Site Map Contacts anasayfa
You are here: Home
yazarYazar: | tarihTarih: 28 Kasım 2022 / 22:43


Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi mezunu Sinen, 13 yıl uluslararası otomotiv şirketlerinin AR-GE biriminde çalıştı. Daha sonra sayı sevdiği öğretmenlik mesleğini yapmaya karar veren Sinen, 2020’dahi Ağaçören Şehit Menderes Taşkale Çok Programlı Anadolu Lisesine atandı.


Sinen öğüt sırasında öğrencileriyle elektrikli vasıta yapmaya karar verdi. Araç 3 ayda tamamlandı.


Mahmut Sinen, elektrikli vasıta yapma fikrinin geçen yıl öğrencileriyle batarya teknolojileri ve elektrikli vesait üzerine sohbet ederken ortaya çıktığını söyledi.


İlk başdu işlik küçük ölçekte olduğu için ayakçak pek inanmadığını tamlayan Sinen, şunları anlattı:


“Atölyenin kapısından tek gün elektrikli araçla girip çıkacağım dedim ve sonunda vasıta projemiz başladı. İlk başdu aracımızı tasarladık ve mart ayında ilk kaynağımızı yaptık. Arabamız tamamen geri tahavvül malzemelerinden. Arabanın şasesi metal atıklardan, koltukları kullanılmayan okul sıraları ve tekerleri dahi el arabasından. Aracımız saatte 60 kilometre hıza çıkabiliyor yalnız tığ 30 kilometre ile sınırlandırdık. Tek şarjla 40 kilometre gidebiliyor ve 300 kilogram yük taşıyabiliyor.”


Sinen, uzlaştıran çalıştırabilmek için eski çalıştığı şirketten yüksek çekiş gücüne sahip motor tedarik ettiklerini söyledi.


48 volt elektrik üretebilmek için 4 jel akü kullandıklarını ifade fail Sinen, “Akülerimiz ev elektriğinde 5 saatte tamamen doluyor. 3 vitesli aracımıza hız sabitleyici koyduk. Kornamız ve il sistemiyle aracımızı tamamladık. Bu yılki öğrencilerimizle geri vites lambası ve sinyalleri yapmaya çalışıyoruz” niteleyerek konuştu.


“Aracı görenler güzel tepkiler veriyor”


Sinen, uzlaştıran 4 kişinin rahatlıkla binebileceği şekilde tasarladıklarını belirtti. Aracın tüm yollarda ve meyyal arazilerde rahatlıkla hareket edebildiğini müfit Sinen, şunları kaydetti:


“Aracı görenler güzel tepkiler veriyor. İmkanlarımız arttığı sürece henüz iyilerini yapacağız. Dünyada içildikten fosil yakıtlı araçların zamanı toldı. Yakın tek gelecekte elektrikli vesait her yerde olacak. Bu süreçte bizler kendi imkanlarımızla küçücük tek atölyede elektrikli vasıta ürettik. Öğrencilerime her zaman ‘neyin imkansız olduğuna sizler karar vereceksiniz’ diyorum. Bizler için kısa süre önce elektrikli vasıta imkansızdı, şimdi okulun bahçesinde öğrencilerimle beraberce araçla geziyoruz.”



Sinen, “Ağaçören Elektron” ismini verdikleri aracın ilim fuarlarına ve türlü festivallere götürdüklerini, araca ilgiden memnun kaldıklarını sözlerine ekledi.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi mezunu Sinen, 13 yıl uluslararası otomotiv şirketlerinin AR-GE biriminde çalıştı. Daha sonra sayı sevdiği öğretmenlik mesleğini yapmaya karar veren Sinen, 2020’dahi Ağaçören Şehit Menderes Taşkale Çok Programlı Anadolu Lisesine atandı. Sinen öğüt sırasında öğrencileriyle elektrikli vasıta yapmaya karar verdi. Araç 3 ayda tamamlandı. Mahmut Sinen, elektrikli vasıta yapma fikrinin geçen […]

yazarYazar: | tarihTarih: 28 Kasım 2022 / 17:43


TEKNOFEST’ten yapılan tanımlamaya göre, toplam 210 1000 TL ödülü olan yarışma kapsamında özel gereksinimli bireylerin akademik, sosyal ve mesleki hayatlarında karşılaştıkları zorlukları asgari seviyeye düşürecek nitelikte sürdürülebilir icraat ile yaşam alanlarının kolaylaştırılması hedefleniyor.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “2030 Engelsiz Yaşam” vizyonu doğrultusunda geçen yıl harekete geçen TEKNOFEST, toplumun tamamıyla bütünleşmeyi amaçladığı yarışma kapsamında özellikle sağlık, terbiye, özgür yaşam, yıkım ve insani bakımdan birden ahval için tamamen erişilebilirliği sağlayan proje ve fikirleri yarıştırıyor.


Engellerin ortadan kalktığı tek çevre için teknoloji üretiyorlar


Bireylerin fiziksel yetenekleri ne olursa olsun herkesin henüz iyi tek yaşam sürmesine yardımcı olmak için sosyal sorumluluk bilinciyle hareket fail gençler, yarışma kapsamında henüz yaşanabilir tek çevre için teknoloji üretiyor


TEKNOFEST teknoloji yarışmaları kapsamında plânlı yarışmada, bireylerin eşit tek şekilde potansiyellerini gerçekleştirebildikleri toplumsal hayatı kapsayıcı yaklaşımlar izlenerek engelsiz yaşama dayanak teknolojisinde gelişmeler sağlanıyor.


Engelsiz yaşama dayanak sağlayan fikirlerini teknolojiyle bütünleştiren yarışmacılar, her alanda erişilebilirliği önceleyerek özgün, yerli ve milli kaynaklar vasıtasıyla projelerini hayata geçiriyor.


Teknoloji odaklı yaklaşımlar ile engellerin azaltıldığı ve herkes için tamamen erişilebilir konseptlerin uygulandığı yarışmaya son referans tarihi 30 Kasım olarak belirlendi.


Sosyal yaşamda engelsiz projeler


Yarışma kapsamında başvuruda bulunacak öğrencilerden özel gereksinimleri olan bireylerin akademik, sosyal ve mesleki hayatlarında karşılaştıkları zorlukları asgari seviyeye düşürecek nitelikte fikir ve icraat bekleniyor. Yarışmaya, Türkiye ve yurt sayılmazsa öğrenim gören tüm ilköğretim, ortaokul, lise (açık öğretim karışma) ve üniversite öğrencileri (lisans, ön lisans, yüksek lisans, basamak ve açık öğretim karışma) ve mezunlar katılabiliyor.


Cumhuriyetin 100’üncü yılında İzmir, Ankara ve İstanbul’bile düzenlenecek TEKNOFEST, coşkusunu üçe katlıyor. TEKNOFEST teknoloji yarışmaları, 2023’te 41 ana yarışma 102 abaşo kategoride düzenleniyor. TEKNOFEST’te yarışmalara katılmak için başvurular web sitesi üzerinden yapılıyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

TEKNOFEST’ten yapılan tanımlamaya göre, toplam 210 1000 TL ödülü olan yarışma kapsamında özel gereksinimli bireylerin akademik, sosyal ve mesleki hayatlarında karşılaştıkları zorlukları asgari seviyeye düşürecek nitelikte sürdürülebilir icraat ile yaşam alanlarının kolaylaştırılması hedefleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “2030 Engelsiz Yaşam” vizyonu doğrultusunda geçen yıl harekete geçen TEKNOFEST, toplumun tamamıyla bütünleşmeyi amaçladığı yarışma kapsamında özellikle […]

yazarYazar: | tarihTarih: 25 Kasım 2022 / 17:45


Sosyal medya platformu Twitter, tek süredir dondurduğu aylık 8 abd karşılığı mavi onay rozeti satışını yeniden başlatacak. Bunun yanı sıra şirket, onaylı “kıymetli” ve “gri onay” işaretlerini dahi kullanıcıların hizmetine sunacak.


Elon Musk tek tweet’te “Şirketler için kıymetli, hükümetler için gri, bireyler için mavi rozet (ünlüler ya bile olumsuzlama). Acı verici ama gerekli” dedi.


Musk, onaylanan tüm hesapların, kontrol etkinleştirilmeden önce manuel olarak doğrulanacağını söyledi.


 


Sorry for the delay, we’re tentatively launching Verified on Friday next week.

Gold check for companies, grey check for government, blue for individuals (celebrity or not) and all verified accounts will gökyeşitözü manually authenticated before check activates.

Painful, hayvanların necessary.


— Elon Musk (@elonmusk) November 25, 2022


 


Başka tek tweet’te “Bireyler, tek kuruluş tarafından doğrulanırsa, tek kuruluşa ilgili olduklarını göstermek için ikincil tek küçük logoya sahip olabilirler” tekbencilik Musk, önümüzdeki hafta henüz uzun tek makale yapacağını bile sözlerine ekledi.


Şirket, kısa süre önce duyurduğu 8 dolarlık mavi çek abonelik hizmetini, sahte hesapların çoğalması nedeniyle duraklatmış ve aranan mavi çek abonelik hizmetinin 29 Kasım’bile yeniden başlatılacağını söylemişti .


Mavi onay işareti henüz önce politikacıların, ünlü şahsiyetlerin, gazetecilerin ve başka tanınmış kişilerin tasdikli hesapları için ayrılmıştı.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Sosyal medya platformu Twitter, tek süredir dondurduğu aylık 8 abd karşılığı mavi onay rozeti satışını yeniden başlatacak. Bunun yanı sıra şirket, onaylı “kıymetli” ve “gri onay” işaretlerini dahi kullanıcıların hizmetine sunacak. Elon Musk tek tweet’te “Şirketler için kıymetli, hükümetler için gri, bireyler için mavi rozet (ünlüler ya bile olumsuzlama). Acı verici ama gerekli” dedi. Musk, […]

yazarYazar: | tarihTarih: 25 Kasım 2022 / 2:45


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2020’dahi çevre boyutlarında 10 milyon insan kanserden yaşamını yitirdi ve yaklaşık 6 ölümden akraba kanser sebebiyle gerçekleşti.


Kansere karşı yeni yöntem: CAR-T hücre tedavisi


CAR-T hücre tedavisi, kanserle savaşta patika fatih tek yöntem olarak karşılanıyor. Dünyada ve Türkiye’dahi sayı merkez yerde tedaviyi geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri Merkezi (TRGENMER) dahi onlardan akraba.


TRGENMER Direktörü Dr. Cihan Taştan, “Kansere karşı uzun yıllardır kullanılan klasik kemoterapi ilaçlarının yerine, içildikten genetik çalışmaların gelişmesiyle alık ilaç veya yaşayan ilaç dediğimiz yöntemler geliştirildi. Bu yöntemler son yıllarda FDA veya EMA onayı alarak insanlara uygulanabilir hale geldi” niteleyerek anlatmaya başlıyor.


Kişiselleştirilmiş kanser tedavisi


Taştan, geliştirdikleri CAR-T hücre tedavisi içinse şunları söylüyor:


“Kansere karşı geliştirdiğimiz Car-T hücre tedavisi kişiselleştirilmiş ve kanseri tanıyıp öldürebilme özelliğine sahip. Klasik kanser tedavilerine nazaran henüz spesifik, hedefe yönelik öldürmesinden dolay hastanın tek kerede eksiksiz kanserini öldürebilecek potansiyele sahip. Bu bile hastanın tamamıyla kanserden kurtulabilmesi ümidini doğuruyor.”


CAR-T hücre tedavisi nasıl uygulanıyor?


CAR-T hücreleri aslında genetiği değişik muafiyet sistemi hücreleri. Taştan ile yerde yöntemin nasıl uygulandığını konuşuyoruz. Ortaya kaynak en geniş resim şöyle:


İnsanların vücudunda bağcıklı sağlıklı muafiyet hücreleri alınıyor, T hücreleri ayrıştırılıyor, hücrelerin genetiği geliştiriliyor, genetiği değişik ve içildikten birer yaşayan ilaç haline gelmiş T hücreleri çoğaltılıp hastaya veriliyor. Ve CAR-T hücreleri görevine başlıyor.

[Fotoğraf: Getty Images]


Hangi kanser türlerinde uygulanabiliyor?


CAR-T hücre tedavisi onlarca farklı kanser türünde uygulanabiliyor. Taştan, şöyle anlatıyor:


“İlk aşamada onay saha ilaçlar kan kanseri diyebileceğimiz hematolojik kanserler üzerine geliştirildi. Hematolojik kanserler üzerinde yüzde 80’takt yukarı, kimileyin yüzde 100’açınık varan muvaffakıyet oranları elde edildi.


CAR-T hücre tedavi teknolojisinin ilk kahramanı Emily isimli tek eş. Ve yerde eş kemoterapi, radyoterapi gibi sayı klasik tedavi yöntemini almasına rağmen, içildikten son aşamada tüm umutlar kesilmişken, CAR-T hücre tedavisini alıyor ve 10 yıldır tamamıyla temiz olarak yaşamını sürdürüyor. Zaten yerde çalışmayla beraberce atlas her yerinde onlarca farklı kanser türünde alık yaşayan ilaçlar geliştirilmeye başlandı.”

Taştan ve ekibi, kan kanseri başdu olmak üzere sayı kanser türü üzerine çalışıyor:


“Bizim laboratuvar olarak geliştirdiğimiz ilk er hücreleri, ilerlemiş lenfoblastik lösemi dediğimiz, ALL kan kanseri hastalığına karşı. Onun sayılmazsa özellikle katı tümörlü kanserler, glioma, muhakeme kanserleri gibi hastalıklara bile yeni genetik tasarımlar geliştirdik. Bunlar arka arkaya kliniğe girecek yeni tedavi yöntemleri olacak.”

[Fotoğraf: Getty Images]


Hücrenin hafızası artırılıyor


Yapılan çalışmalarda kanserin nüksetmemesi ana amaçlardan akraba. Bu yüzden geliştirilen hücrelerde ‘hafıza hücre potansiyeli’ artırılıyor.


“Normalde er hücreleri üretebiliyoruz ve kanseri net olarak öldürebileceğimizi biliyoruz. Bu hücreleri hastaya verirken hem er hem hafıza hücresi olmasına uyanıklık gösterdik. Böylelikle ilk aşamalarda kanseri tamamıyla hastadan sildikten sonra, ileriki yıllarda hastanın tekrardan tek tedavi almaması için hafıza hücre potansiyelini artırarak uzun yıllar kanserden temizlenmiş tek hasta potansiyeli oluşturmayı düşünüyoruz.”


Temmuz 2023’te klinik icraat başlayacak


Taştan, tek yıllık çalışmadan sonra alık ve yaşayan hücreleri üreterek kanseri net olarak öldürebildiklerini söylüyor. Çalışmanın ikinci aşaması hayvanlar üzerinde uygulanıyor. Üçüncü rütbe ise 2023’te başlayacak:


“Üçüncü aşamayı 2023 Temmuz’unda planlıyoruz. Klinik aşamalara girip Türkiye’nin muayyen kanser türlerinde alık yaşayan ilaçları, yani bizim CAR-T hücre dediğimiz ilaçları kullanabileceği tek döneme girmiş olacağız.”


Türkiye’dahi yerde tedavinin üretilmesi neden önemli? Taştan, şöyle açıklıyor: 


“Türkiye’dahi özellikle genetik geçişli olan hastalıklar sayı fazla. Kanser hastalığı bile bunlardan akraba. Yurt sayılmazsa yerde tedavilerin muadilleri milyon dolara varan fiyatlarla alıyorlar. Biz bunları sayı henüz ucuza mal edebiliyoruz ve hastalara uygulamayı vaat ediyoruz. Bu bile önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi sağlık alanında, kişiselleştirilmiş tedavi ve genetik tedaviler alanında önder ülkelerden akraba yapacak.”


Kurgu: Cihan Karaahmetoğlu

  

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2020’dahi çevre boyutlarında 10 milyon insan kanserden yaşamını yitirdi ve yaklaşık 6 ölümden akraba kanser sebebiyle gerçekleşti. Kansere karşı yeni yöntem: CAR-T hücre tedavisi CAR-T hücre tedavisi, kanserle savaşta patika fatih tek yöntem olarak karşılanıyor. Dünyada ve Türkiye’dahi sayı merkez yerde tedaviyi geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre […]

yazarYazar: | tarihTarih: 24 Kasım 2022 / 21:44


Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) tarafından desteklenen 5. Kara Sistemleri Semineri’nde güvenlik güçlerinin kara unsurlarının kullandığı ve kullanmaya başlayacağı sistemler ele makbuz.


ASELSAN Kara ve Silah Sistemleri Program Direktörü Serhan Özsoy, etkinlikte yaptığı sunumda, şirketin kara sistemleri alanında son dönemde yaptığı çalışmalara ilişkin bilgiler verdi.


Zırhlı Muharebe Aracı Modernizasyon Projesi’nde önemli gelişmeler kaydettiklerini ifade fail Özsoy, proje kapsamında her faaliyet alanlarında üstün yeteneklere sahip sistemleri araçlara kazandırdıklarını söyledi.


Özsoy, projede kalifikasyon aşamasının tamamlandığını, ilk vasıta teslimatlarına başlayacaklarını belirterek, “Önümüzdeki hafta içinde ilk teslim törenini gerçekleştiriyor olacağız.” dedi.


Fırat M60T modernizasyonu kapsamında ilave yetenekler kazandırılan tanklara yönelik çalışmaların sürdürdüğüne dikkati cazip Özsoy, milli olarak geliştirilen Volkan-M Atış Kontrol Sistemi’ne ilişkin olarak bile önemli mesafe katettiklerini dile getirdi. Özsoy, “Bu yıl içinde kalifikasyonunu tamamlayacağız. 2000’li yıllarda yurt dışı kaynaklı tek şekilde modernize edilmiş, tankların beyni olarak nitelendirebileceğimiz ünlü kontrol sistemi yerli ve milli hale getirilecek.” niteleyerek konuştu.


“Altay için göreve hazırız”


Altay tankının ünlü kontrol elektronik sistemlerini sağladıklarını müfit Özsoy, şöyle sürme etti:


“Geçtiğimiz ağrı tek kabul faaliyetimiz gerçekleşti. ASELSAN abaşo sistemlerine yönelik kabul muayene faaliyetlerini tamamladık. Kısa zaman içinde Altay Projesi’nde dahi önemli aşamalara geçileceği öngörülüyor. ASELSAN olarak burada göreve hazırız. Hatta Volkan-M’dahi olduğu gibi, Altay için Dönem-1’dahi gerçekleştirilen ünlü kontrol sistemini yenileştirerek hatta teknik olarak henüz üst seviyeye taşıdığımız Volkan-2 Atış Kontrol Sistemi’nin kalifikasyonunu yerde yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz.”


Özsoy, Alkar Havan Sistemleri Ürün Ailesini 4×4 araçlara entegre yazar seri üretim kapsamında teslimatlar gerçekleştirdiklerini, BMC ve Nurol Makina ile yerde sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeler imzaladıklarını söyledi. Özsoy, sabit tesis uygulamalarının bile Kara Kuvvetleri tarafından kullanılmaya başlandığını kaydetti.


Klasik tavan modernizasyon projelerine sürme ettikleri sınamak paylaşan Özsoy, yıl içinde 60 mm Akıllı Atış Kontrol Sistemi, 81 ve 120 mm Havan Tevcih Sistemleri’nin kalifikasyonlarının tamamlanarak pilot üretimlerin Kara Kuvvetlerine teslim edildiğini söyledi.


Zırhlı araçlara etkin koruma


Yeni Nesil Fırtına Obüsü’nün kalifikasyon çalışmalarını bile yerde yıl tamamlayacaklarını ifade fail Özsoy, “yeni nesil Fırtına”ların en hızlı şekilde envantere sunulmasına katkıda bulunduklarını belirtti.


Özsoy, kamyona monteli Panter Obüsü ve havada taşınabilir Boran obüsleri ünlü kontrol sistemlerini ASELSAN’ın üstlendiğini anlatarak, pilot üretimlerin tamamlandığını, testlerin başarıyla sürme ettiğini, kısa sürede seri üretime geçilmesinin öngörüldüğünü söyledi.


ASELSAN’ın uzaktan komutalı silah sistemleri alanındaki başarısını vurgulayan Özsoy, 24 ülkede 3700’takt fazla sistemin kullanıldığını söyledi.


Özsoy, Kama Aktif Koruma Sistemi’ne yönelik yürüttükleri icraat hakkında bile bilgiler vererek, şunları kaydetti:


“Savunma Sanayii Başkanlığımız ile yürütülen tek teknoloji kazanım yükümlülüğü projesi kapsamında ASELSAN etkin koruma sistemlerinin tek harp başlığı abaşo projesi olarak değerlendirilebilir. Küçük zırhlı vesait veya sabit tesislerde kullanılabilecek tek etkin koruma sistemini geliştiriyoruz. Patlatma ve saha testleri oldukça muvaffakiyetli gidiyor. Kısa süre içinde Akkor ve Pulat’la başlayan etkin koruma sistemlerimizin yanına Kama Sistemi’ni ekleyebileceğimizi değerlendiriyoruz.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) tarafından desteklenen 5. Kara Sistemleri Semineri’nde güvenlik güçlerinin kara unsurlarının kullandığı ve kullanmaya başlayacağı sistemler ele makbuz. ASELSAN Kara ve Silah Sistemleri Program Direktörü Serhan Özsoy, etkinlikte yaptığı sunumda, şirketin kara sistemleri alanında son dönemde yaptığı çalışmalara ilişkin bilgiler verdi. […]

yazarYazar: | tarihTarih: 24 Kasım 2022 / 16:47


Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) tarafından desteklenen 5. Kara Sistemleri Semineri’nde güvenlik güçlerinin kara unsurlarının kullandığı ve kullanmaya başlayacağı sistemler ele makbuz.


ASELSAN Kara ve Silah Sistemleri Program Direktörü Serhan Özsoy, etkinlikte yaptığı sunumda, şirketin kara sistemleri alanında son dönemde yaptığı çalışmalara ilişkin bilgiler verdi.


Katar Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde bağcıklı Renault VAB araçlarının modernizasyonuna ilişkin proje yürüttüklerini tamlayan Özsoy, “Bu projenin bizim için zorlayıcı yönlerinden birisi dahi sözleşmenin imzalanmasıyla kullanıcı eğitimlerinin tamamlanıp müşteriye teslim edilmesi arasındaki süre 4 ağrı olarak gerçekleşti. 50 uzlaştıran modernize ederek teslim ettik.” dedi.


Özsoy, bunu henüz önce yürüttükleri zırhlı muharebe uzlaştıran, tank modernizasyon projelerinde kazandıkları tecrübeyle mümkün olabildiğini söyledi.


Serhan Özsoy, “Burada müşterinin şart koştuğu tek konu bile 50 aracın Dünya Kupası’na yetiştirilmesiydi. Dünya Kupası’ndaki ilk maçın düdüğü çaldığında 50 aracımızı modernize etmiş ve kullanıcılarına vermiş durumdaydık.” niteleyerek konuştu.


Modernizasyon kapsamında araçlara Sarp Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, yakın mesafe gözetleme sistemi, sürücü görüş sistemi, V/UHF telsiz ve iç haberleşme sistemi entegre edildi.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) tarafından desteklenen 5. Kara Sistemleri Semineri’nde güvenlik güçlerinin kara unsurlarının kullandığı ve kullanmaya başlayacağı sistemler ele makbuz. ASELSAN Kara ve Silah Sistemleri Program Direktörü Serhan Özsoy, etkinlikte yaptığı sunumda, şirketin kara sistemleri alanında son dönemde yaptığı çalışmalara ilişkin bilgiler verdi. […]

yazarYazar: | tarihTarih: 23 Kasım 2022 / 13:43


Her yıl milyonlarca insan tedavi edilemeyen kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Kesin tek tedavi yöntemi namevcut yerde hastalık için kemoterapi ilaçları ise zorlu süreçlerin sonunda hayata tutunmak için tek umut. Ancak kemoterapinin kanser hücrelerinin tamamını temizleyebilmesi mümkün olmuyor.


Yeni geliştirilen yöntemler dahi yerde noktada muvaffakıyet sağlamayı hedefliyor. Zira, tedavinin en kritik noktası tüm kanser hücrelerinin temizlenebilmesi. Uzmanlara göre, muafiyet sistemi yerde görevi sağlayabilecek yetenekteki T hücrelerine sahip.


BioNTech firmasının geliştirdiği kanser aşısı yerde hücreleri mRNA teknolojisiyle harekete geçirerek kanser hücrelerini yok etmeyi başardı. Uzmanların muafiyet sistemindeki ‘askerler’ olarak isimlendirdiği T hücreleri şimdi başka tek tedavi dahi başrol oynuyor.


ABD’dahi Jackson Laboratuvarı Enstitüsü Baş Araştırmacısı Prof. Dr. Derya Unutmaz ve Türk doktorlardan oluşan ekibi yerde tedavinin muvaffakiyetli şekilde sonuçlanması için 30 yıldır icraat yapıyor. Kanserli hastanın muafiyet sistemindeki T hücrelerine laboratuvarda kodlayarak kanser hücrelerini yok etme görevi veren çalışmayı, Prof. Dr. Derya Unutmaz ile konuştuk.


Kanser hücresi nasıl oluşur?


Vücuttaki hücrelerin çoğunun malûm tek yaşam süresinin olduğunu tamlayan Prof. Dr. Unutmaz, tek hücrenin yaklaşık kırk kez bölündükten sonra yaşlanlandığını ve yok olduğunu anlatıyor. Bu mekanizmanın hücrelerin sonsuz şekilde bölünmesini yani çoğalmasını önleyecek sofistike tek sistem olduğunun bile altını çiziyor.


“Fakat türlü sebeplerden dolay yerde çevresel faktörler olabilir, genetik faktörler olabilir hücrelerin içindeki tek program dediğimiz DNA’sında genetiğinde mutasyonlar oluşmaya başlar. Ve yerde mutasyonlar biriktikçe dahi hücrelerin tek şekilde bölünmesini sınırlayan ya bile yayılmasını sınırlayan mekanizmalar ortadan kalkar ve hücre tek süre sonra ölümsüz hale gelir. İşte tığ o hücreye kanser hücresi diyoruz.”


Bu hücre bölünmelerinin kontrolünü kaybetmesi kanser hücrelerinin oluşmasına neden oluyor. Bu hücreler sadece kendi bölümünde olumsuzlama başka alanlara bile yayılmaya başlayınca metastaz oluşuyor. Unutmaz, “Bu yüzden kanser hücreleri tek şekilde önce kendi ortamında büyüyorlar ve normal hücrelerin yerini alıyorlar” debba ve ekliyor “Daha sonra bile türlü organlara yayılarak sonuçta insanın ölümüne sebep veriyorlar.”

[Kodlanmış T hücreleri kanser hücresine yapışıyor.]


“T hücreleri savunma görevinde”


Unutmaz, muafiyet sistemini vücudumuzun savunma sistemi olduğunu söylüyor. Bu yüzden dahi sistemdeki T hücreleri için savunma görevlerine atıfta bulunarak er, keskin nişancı ya bile özel harekat timi benzetmesini yapıyor.


“Yani T hücrelerini sayı türlü görevleri olan ve çeşidi bağcıklı muafiyet sisteminin ana hücreleri niteleyerek tanımlayabiliriz. Biz yerde hücreleri sayı uzun yıllardır çalışıyoruz ve yerde değişik tiplerini anlamaya çalışıyoruz. Onları klasifiye ediyoruz. Fonksiyonlarını öğreniyoruz. Aynı zamanda bile programlıyoruz yerde hücreleri.”


“Bağışıklık sistemini kansere karşı bile eğitebileceğimiz anlaşıldı”


Kanser tedavisinde muafiyet sisteminin son yıllarda çevrilme yaptığına değiniyor Unutmaz:


“Özellikle T hücrelerini tek ordu olarak görürsek yerde hücreler normal şartlarda virüsle enfekte olmuş hücreleri tanıyarak yok ediyorlar. Yahut bile bakterilere karşı vücudumuza haricen giren düşmanları yok etmekle görevliler. Sonuçta kanser hücreleri dahi bizim için tek tehdit oluşturuyor. Bu bakımdan yapılan uzun tetkikat sonucu yerde muafiyet sistemini kansere karşı bile eğitebileceğimiz yahut bile yönlendirebileceğimiz anlaşıldı.”


“Sentetik biyolojiyle kanser hücresini tanıtıyoruz”


Öte yandan sayı önemli tek nokta var. Bilim insanları kansere karşı eğitilebilen T hücreleriyle en azından bazen kanserlerde sayı muvaffakiyetli sonuçlar öncü. Hatta yerde yöntemlerden bazıları kabul edildi. Fakat Unutmaz, buradaki en yetişkin zorluğun kanser hücrelerinin normal hücrelerle olan benzerliği olduğuna dikkati çekiyor. Prof. Dr. Unutmaz ve ekibi dahi yerde konuya yoğunlaşıp çalışmalarını geliştirdi. Zira, aslında eksiksiz mesele muafiyet sistemine yerde farklı olan kanser hücrelerini tanıtmak:


“Bizim çalışmamızda yerde hücreleri yani normal şartlarda virüsle enfekte olmuş tek hücreyi öldüren ölümcül hücre dediğimiz hücreleri eğitip donatıyoruz. Ne yapıyoruz? İçlerine sentetik biyolojiyle kanser hücresini tanıyacak tek molekül koyuyoruz. Çünkü kanser hücrelerinin bazen farklılıkları var. Ya bile sayı farklı olmasa bile yine dahi kendilerine özel bazen molekülleri var. Bunları T hücrelerine koyduğumuz zaman T hücreleri yerde sayede kanser hücrelerini normal hücreden fark edebiliyor veya ekseriyetle kanser hücresine yöneliyor.”

[Prof. Dr. Derya Unutmaz’ın bahsettiği ‘ölüm öpücüğü’]


‘Ölüm öpücüğü’ tanımasını sağlıyor


“T hücresi, kanser hücresini tanıması için ona yapışması lazım” debba Unutmaz ve ‘ölüm öpücüğü’ne değiniyor:


“Bu sentetik molekül sayesinde içeriye tek sinyal gönderiyor. ‘Tamam yerde düşmandır, kanser hücresidir, bunu yok edebilirsin’ debba. Buradaki ‘ölümcül öpücük’ akıllandırma bile aslında sayı ilginç tek hayatî mekanizma. T hücresinin kanser hücresini tanıyabilmesi için ona yapışması lazım. Yani yüzeyinde kanserin o bizim eğittiğimiz yahut bile farklı olan kısımlarını tanıyabilmesi lazım. Onu tanıdığı anda kanser hücresinin yüzeyinde bazen aralıklar açıyor ve içeriye bombalar atıyor küçük moleküller şeklinde. Bu sayede dahi kanser hücresini yok ediyorlar.”


Unutmaz bile “Bu sistemi kullanarak yerde hücreleri eğitip donatarak tekrar programlayarak kanser hücrelerine karşı tek tedavi yöntemi geliştirdiklerini” paylaşıyor.


Kemoterapi bitiyor mu?


Unutmaz, yerde yöntemle geliştirilen tedavinin kanserin kesin çaresi olacağı konusunda oldukça emin. Kemoterapiye dahi yerde sayede ihtiyaç olmayacağı görüşünde.


“Hastaya kemoterapi verdiğiniz zaman sayı yüksek dozda veremiyorsunuz zira başka normal hücreleri dahi öldürüyor. Kanserin birçok hücresini öldürebiliyorsunuz fakat sayı rengi kanser hücresi kalsa beraberce yeniden kanser hücreleri ortaya çıkıyor. Bu sefer kemoterapi ilaçlarına karşı bile mukavemet kazanmış oluyor. Fakat muafiyet sistemini eğittiğiniz zaman yerde hücreler sürekli vücudumuzda var. Bu yüzden ortaya menfaat çıkmaz kanser hücrelerini yok edebiliyorlar ve sayı uzun süreli kesin tedavi oluşmuş oluyor. Bu bakımdan muafiyet sistemi kanser tedavisinde en önemli rolü oynuyor olacak. Bağışıklık sistemi sayesinde ilerde tedavi edemeyeceğimiz tek hasta kalacağını sanmıyorum.”

 

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Her yıl milyonlarca insan tedavi edilemeyen kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Kesin tek tedavi yöntemi namevcut yerde hastalık için kemoterapi ilaçları ise zorlu süreçlerin sonunda hayata tutunmak için tek umut. Ancak kemoterapinin kanser hücrelerinin tamamını temizleyebilmesi mümkün olmuyor. Yeni geliştirilen yöntemler dahi yerde noktada muvaffakıyet sağlamayı hedefliyor. Zira, tedavinin en kritik noktası tüm kanser hücrelerinin […]

yazarYazar: | tarihTarih: 23 Kasım 2022 / 2:44


Savunma Sanayii Başkanı Demir, 24 TV’dahi katıldığı “Yüz Yüze” programında Milli Muharip Uçak (MMU) ile ilgili açıklamalarda bulundu.


Demir, MMU’nun son montaj hattının açıldığını söyledi:


“Dün (pazartesi) son montaj hattının açılışını yaptık. Montaj hattında uçağımız epey tek ete kemiğe büründü. Onun bile inşallah yarın (törtünç) görüntülerini yayınlayacağız.”


Milli Muharip Uçak nedir?


MMU Projesi kapsamında yurt içi imkanlarla üretilen modern uçak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bağcıklı ve 2030’lu yıllardan itibaren kademeli olarak müdevvir çıkarılması gerçek F-16 ların yerini matlûp. 


Projeyle yeni nesil tek uçakta olması gereken az görünürlük, iç silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu benzer teknoloji alanlarındaki icraat sonucu Türkiye’nin 5. nesil tek muharip uçağı üretebilecek su ve teknolojiye sahip ülkeler arasında yer alması hedefleniyor.


Milli Muharip Uçağın üretimi TUSAŞ bünyesinde sürme ediyor. İlk prototip uçağın 18 Mart 2023 tarihinde motorları başlamak şekilde hangardan mezuniyet yapması ve yer testlerine başlaması bekleniyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Savunma Sanayii Başkanı Demir, 24 TV’dahi katıldığı “Yüz Yüze” programında Milli Muharip Uçak (MMU) ile ilgili açıklamalarda bulundu. Demir, MMU’nun son montaj hattının açıldığını söyledi: “Dün (pazartesi) son montaj hattının açılışını yaptık. Montaj hattında uçağımız epey tek ete kemiğe büründü. Onun bile inşallah yarın (törtünç) görüntülerini yayınlayacağız.” Milli Muharip Uçak nedir? MMU Projesi kapsamında yurt […]

yazarYazar: | tarihTarih: 22 Kasım 2022 / 3:47


RTÜK, Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması yapıldı.


Araştırma, dijitalleşmeyle medya araçlarında yaşanan tahavvül ile sosyal medyanın ve sayısal platformların geleneksel medya ve yazılı basının yanında kendine yer bulmasının, izleme ve dinleme eğilimlerindeki önemli varyasyon üzerine gerçekleştirildi.


RTÜK Kamuoyu, Yayın Araştırmaları ve Ölçme Dairesi Başkanlığınca yapılan araştırmada, 15-21 yaş grubundaki gençlerin medya araçlarını kullanması, sayısal okuryazarlık ve ekran bağımlılığı düzeyleri konuları ele makbuz.


Gençlerin televizyon izleme, internet kullanma, sosyal medya ve sayısal oyunlarda zaman geçirme astronom, kullandıkları cihazlar, girdap içi aktiviteleri, sayısal becerileri ve tükettikleri içerikler tespit edildi.


Ayrıca ekran bağımlılığı ve sayısal okuryazarlık düzeylerini ölçmeyi hedeflenen araştırmayla medya kullanım alışkanlıkları ile sayısal okuryazarlık seviyesinin gençler arasında farklılaştığı ve benzeştiği noktalar demografik değişkenler temelinde ortaya kondu.


26 il ve yerde illere tâbi ilçe ve köylerde yaşayan 15-21 yaş grubundaki 6 1000 626 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 35,6’sının rengi, yüzde 35’inin orta ve yüzde 29,4’ünün yüksek sayısal okuryazarlık seviyesinde olduğu tespit edildi.


Erkeklerin sayısal okuryazarlık seviyesi yüzde 30,5, kadınların yüzde 28, 19-21 yaş grubundakilerin yüzde 31,6, 15-18 yaş grubundakilerin ise yüzde 26,2 olarak belirlendi.


Araştırmaya katılanların yüzde 37,1’inin yüksek, yüzde 26,9’unun orta, yüzde 36’sının ise rengi düzeyde ekran bağımlılığı olduğu saptandı.


Erkeklerde ekran bağımlılığı seviyesi yüksek olanların oranı yüzde 37,7 iken kadınlarda yüzde 36,5, 19-21 yaş grubunda yüzde 37,7 ve 15-18 yaş grubunda ise yüzde 36,3 olarak gerçekleşti.


Araştırma, abaşo sosyoekonomik gruplara mensup ailelerin çocuklarının sayısal bağımlılığının henüz yüksek olduğunu ortaya koyarken, yerde gruplarda sayısal okuryazarlık düzeyi az olanların oranı henüz yüksek artık.


Televizyon izleme süresi gençlerde az


Dünya genelinde 2 saat 54 an olan televizyon izleme süresi, Türkiye genelinde 4 saat 33 an iken yerde süre gençlerde 1 saat 42 an olarak belirlendi.


Araştırmaya katılan 15-21 yaş grubundaki gençlerin yüzde 76,3’ü televizyon izlediğini, yüzde 23,7’si izlemediğini belirtti.


2018’dahi 2 saat 51 an olan gençlerin TV izleme süresinin, 2021’dahi 1 saat 42 dakikaya gerilediğini ortaya koyan araştırmaya göre, bu ekran çeşitlenmesi ve seçenek yayınlar etkili oldu.


Televizyon yayınlarının yüzde 88,1 oranla televizyondan izlendiği, televizyonun yerde anlamda önemini halen koruduğu belirlenen araştırmada radyoya ilişkin dahi şu tespitlerde bulunuldu:


“15-21 yaş arası gençlerin yüzde 33,8’inin radyo dinlediği, yüzde 66,2’sinin ise dinlemediği tespit edilmiştir. Radyo yayınları en fazla yüzde 73,5 oranıyla cep telefonundan, yüzde 48,5 ile vasıta radyosundan, yüzde 21,7 ile televizyondan, yüzde 11,8 ile kompüter/tabletten ve yüzde 6,8 oranıyla klasik radyodan takip edilmektedir. Radyo yayınlarını klasik radyo cihazlarından takip etme oranının oldukça az kaldığı görülmektedir.”


Gençler günlük 4 saat 37 an internet kullanıyor


Araştırmanın, internet kullanımına üzerine verileri ise 15-21 yaş grubundaki gençlerin yüzde 92,3’ünün internet kullandığını ortaya koydu.


Dünya genelinde 6 saat 54 an olan internet kullanımı ortalamasının Türkiye genelinde 7 saat 57 an olduğunu belirleyen araştırmaya göre, gençler günlük 4 saat 37 an internet kullanıyor.


Dijital yayın platformlarını izlemede ciddi artım


Araştırmaya katılan ve internet kullandığını tamlayan kişilerin sayısal yayın platformlarını izleyip izlemedikleri dahi incelenen araştırmada, katılımcıların yüzde 40,9’unun sayısal yayın platformlarını izlediği, yüzde 59,1’inin ise izlemediği tespit edildi.


RTÜK tarafından 2018’dahi yapılan Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması’nda ise sayısal yayın platformu kullananların oranı yüzde 5,77 olarak belirlenmişti. İki taharri arada ciddi tek değişimin olduğunu ortaya koydu.


Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 94,6’sı sosyal medya hesabına sahip


Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 94,6’sı sosyal medya hesabına sahipken, yüzde 37’sinin sosyal medya profili herkese açık, yüzde 63’ünün ise herkese açık olumsuzlama.


Herkese açık olan veriler arasında isim, fotoğraf ve soyadı ilk sıralarda yer alırken, bazen kullanıcıların okul, yaş, telefon ve adres sınamak dahi paylaştığı belirlendi.


Araştırmaya göre gençler internette en sayı mesajlaşmayı tercih ediyor. Bunun yanında gençlerin yüzde 94,8’i sosyal medya içeriklerini, yüzde 94,7’si müzik içeriklerini, yüzde 91,9’u film/sıra gibi içerikleri, yüzde 91,8’i video içeriklerini ve yüzde 76’sı sayısal oyun içeriklerini tüketiyor.


En sayı cep telefonundan ulaşıyorlar


Gençler sayısal yayın platformu içeriklerine, internette yer saha içeriklere ve radyo içeriklerine en fazla cep telefonundan ulaşıyor.


Gençlerin içerik üretimlerinin dahi incelendiği araştırmada şu bulgulara ulaşıldı:


“Gençlerin en sayı fotoğraf paylaştığı (yüzde 80,8) ve tek web sitesine yorum yazdığı/post eklediği (yüzde 60,9) görülmüştür. Gençlerin yüzde 53,7’si video içeriği üretiyorken yüzde 42,2’si blog yazarlığı yapmaktadır. Erkeklerin kadınlardan henüz fazla, 19-21 yaş grubunun 15-18 yaş grubundan henüz sayı içerik ürettiği tespit edilmiştir.”


Araştırmada, gençlerin habere ulaşmak için yüzde 71 oranında sosyal medyayı, yüzde 70 oranında televizyonu, yüzde 46 oranında internet haber sitelerini, yüzde 18 oranında yazılı basını ve yüzde 10 oranında radyoyu kullandığı tespit edildi.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

RTÜK, Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması yapıldı. Araştırma, dijitalleşmeyle medya araçlarında yaşanan tahavvül ile sosyal medyanın ve sayısal platformların geleneksel medya ve yazılı basının yanında kendine yer bulmasının, izleme ve dinleme eğilimlerindeki önemli varyasyon üzerine gerçekleştirildi. RTÜK Kamuoyu, Yayın Araştırmaları ve Ölçme Dairesi Başkanlığınca yapılan araştırmada, 15-21 yaş grubundaki gençlerin medya araçlarını kullanması, […]

yazarYazar: | tarihTarih: 21 Kasım 2022 / 22:43


Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) bünyesinde Yeni Nesil Üniversite Dönüşüm Projesi kapsamında Erzurum’daki 3 1000 170 rakımlı Konaklı Karakaya Tepeleri’nde kurulan gözlemevinde icraat sürme ediyor.


Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Atatürk Üniversitesinin desteğiyle kurulan gözlemevi, Türkiye’nin en yetişkin çaplı ve ilk kırmızı ötesi teleskobuna sahip olacak.


ATASAM Müdürü ve DAG Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Cahit Yeşilyaprak, aynaların kurulumlarına başlandığını belirterek, 4 metrelik aynanın geçen sene sonu itibarıyla Rusya’bile kaplandığını ve Erzurum’a getirildiğini hatırlattı.


Bu yıl bile önceki mekanik testler ve kurulumlardan sonra yolunda yerleşimlerini gerçekleştirdiklerini ifade fail Yeşilyaprak, şöyle konuştu:


“Gelecek haftaya kadar yerleşimleri tamamlanacak aynayla beraberce mekanik, optik, elektronik ve yazılımsal testlere başlayacağız. 2023’te testler başarıyla sonuçlanırsa ilk ışığımızı bile almayı planlıyoruz. Aslında en önemli ve kritik rütbe aynaların yerleştirilmesi ve bu sonraki testler. Optik testleri kısmen kış aylarında, ekseriyetle bile ilkbahar ve yaz aylarında başlatmayı planlıyoruz. Bu analizlerle beraberce optiğin yerde atmosfere uyumunu sağlayalım ve ondan sonra bile en yüksek performansla ilim camiasına gözlemlere hazır olduğumuzu ilan edebilelim.”


Yeni tip koronavirüs sürecinin çalışmalarını geciktirdiğine işaret fail Yeşilyaprak, kapalı mekanlar içerisinde istedikleri çalışmaları yaz, kış ya bile gece gündüz fark etmeksizin yapabilecekleri teknolojiye sahip olduklarını dile getirdi.


“Bu çapta ve yerde teknolojiye sahip başka teleskop yok”


DAG teleskobunun başka teleskoplardan farkını müfit Yeşilyaprak, “Özellikle barındırdığı teknolojiler açısından kendi sınıfında, yani dünyadaki başka 4 metrelerden sayı henüz teknolojik tek teleskoba sahip oluyoruz. Onun sayılmazsa hem görsel hem dahi kırmızı ötesi bölgede gözlem yapabileceğiz. Bu bile Türkiye’dahi ilk kez yaptığımız tek gözlem türü olacak.” dedi.


Yeşilyaprak, teleskobun büyüklüğüne dikkati çekerek, “Bu çapta ve yerde teknolojiye sahip başka teleskop yok. Bu bile ilim stratejisi açısından önemli.” niteleyerek konuştu.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için forumhizmeti[email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) bünyesinde Yeni Nesil Üniversite Dönüşüm Projesi kapsamında Erzurum’daki 3 1000 170 rakımlı Konaklı Karakaya Tepeleri’nde kurulan gözlemevinde icraat sürme ediyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Atatürk Üniversitesinin desteğiyle kurulan gözlemevi, Türkiye’nin en yetişkin çaplı ve ilk kırmızı ötesi teleskobuna sahip olacak. ATASAM Müdürü ve DAG Proje […]

Generated by Feedzy