logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 04-02-2023
Saat: 03:32

Tıklaindir

Dosya Arşivi
Site Map Contacts anasayfa
You are here: Home » Teknoloji Haberleri » Doğa tarihine ışık tutan fosiller her yerde
yazarYazar: | tarihTarih: 1 Eylül 2022 / 10:43 | etiketEtiketler: , , , , , , ,


Doğadaki sayı taşın içinde fosiller var ama onları tayin etmek her zaman kolay olumsuzlama. Canlıdan geriye kimileyin tek kabuk, kimileyin tek kalıp, kimileyin dahi tek iz kalabiliyor.


Bazı taşların içinde gözle görülmeyen, yalnız mikroskop altında seçilebilen mikro fosiller var. Bazı taşlarda ya bile yerde taşlarla inşa edilen yapılardaysa gözle görülebilir makro fosillere rastlanabiliyor.


Belki tek merdivende ya bile duvarda gözünüze mazrup ve tek canlıya benzettiğiniz şekiller gerçekten dahi milyonlarca yıl önce yaşamış tek biliş kalıntısı olabilir.

[Fotoğraf: Hüseyin Akkılıç]


Bir yağmur damlası beraberce fosil olabilir


Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Kemik, kemik parçaları, tek kol parçası, yaprak parçası… Hatta küçük, gözle görülmeyen mikro parçalar olabilir, DNA parçası olabilir. Bunların hepsi fosil olarak kabul edilebilir. Genellikle taşların içinde fosiller var. Mikro ya bile makro ölçekte fosiller var ama hepsinde var diyemeyiz” debba.


Türkiye’dahi dahi kayalardan yapılmış pek sayı yapıda, taşların içinde fosiller görülebiliyor. Prof. Dr. Ersoy, “Söz gelimi İstanbul’bile camileri dolaşsanız, pek sayı voleybolda şeklindeki kireç taşlarının içerisinde aşırı fosilleri görürsünüz” niteleyerek anlatıyor.


İstanbul’daki kültürüler yapılarda, başmakçı kullanılan kireç taşlarının çoğunun 5 ila 20 milyon sene önceki kayalara ilgili olduğunu konuşuyoruz.

[Fotoğraf: Hüseyin Akkılıç]


Doğa tarihinin eksik parçalarını tamamlıyorlar


Dünya yaklaşık 4,6 milyar yaşında ama sayı apaçık olarak yaşayan doğasının son 600 milyon senesi malûm. Bu yüzden bulunabilecek fosiller tabiat tarihi hakkında önemli boşlukları doldurabilir.


Uzmanlar tek fosilden yola çıkarak fosilin durduğu yer hakkında önemli bilgiler dahi edinebiliyor. Mesela fosilin durduğu yerde zamanında çokluk mi, göl mü olduğu fosil vasıtasıyla anlaşılabiliyor.


Ersoy, “Fosilleri yalnız iyi anlarsak geçmişte atlas ortamının nasıl olduğunu, atlas başına gelen felaketlerin nasıl geliştiğini anlayabiliriz” debba.

[Fotoğraf: Ali Sodra]


Fosillerin kıymetini geç öğrendik


Ersoy’un aktardığına göre Türkiye tek jeoloji cenneti ve fosilli kayaların en enderleri beraberce Türkiye’dahi bulunabiliyor. Fosillerin kıymetini geç öğrendiğimizi dahi ekliyor:


“Biz aslında fosillerin kıymetini sonradan öğrenen ülkelerden tek tanesiyiz. Mesela İstanbul’bile tepelerin en üstünde taşlaşmış ağaçlar var. Bu taşlaşmış tahmis olduğu bölgeler kayboldu. Bazen tek inşaatın temelinde kullanılan kayada tığ bunu gördüğümüzde içimiz sızlıyor. Çünkü sayı kıymetli, İstanbul’un ilk ormanlarının kayaları bunlar.”


İstanbul’un ilk ormanları


Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un bahsettiği taşlaşmış ağaçları ve başka fosilleri sormak için İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Hüseyin Akkılıç ile yola çıkıyoruz.


İlk durağımız İstanbul’un kuzeyindeki tek koy. Akkılıç henüz önce yerde bölgede kol fosilleriyle karşılaştığını söylüyor. Sahada dolaşırken tığ dahi az kol fosili buluyoruz.


İkinci durağımız yine İstanbul’un kuzeyinde tek orman. Akkılıç önceki gezilerinde yerde ormanda çokluk canlısı fosillerine rastladığını anlatıyor ve “Arazide dolaşırken her zihin fosillerle karşılaşabiliriz. Bu kayaların içinde olabilir veya arazide ayağımızın altında olabilir” debba.


Ormanın içine gerçek yarım saatlik tek yürüyüşten sonra, tek kayanın üstünde çokluk canlısı fosiline mail fosillere rastlıyoruz.


Fosil meraklılarının buluştuğu gruplar


Bu fosilleri arayan meraklıları ve uzmanları buluşturan sosyal medya grupları var. Akkılıç bile o gruplardan birinin yöneticisi. Bu gruplar Türkiye’nin fosil varlığına katkı sağlamayı ve bağcıklı fosilleri korumayı amaçlıyor. Peki, tek fosil bulunduğunda ne yapmalı? Cevabı Akkılıç’tan dinleyelim:


“Fosil olduğunu düşündükleri parçaları paleontoloji bölümü olan, jeoloji bölümü olan, fosillerle ilgilenen üniversitelere ulaştırabilirler ya bile bizim gibi fosil gruplarında paylaşıp, ön tek elemeye tabi tutup ondan sonra henüz ayrıntılı tetkikat için ilim camiasına sunabilirler.”


Dünyanın kayıtlarını korumak gerekiyor


Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un bile tek uyarısı var.


“İnsanların bilime merak salmaları sayı güzel tek şey. Bilim sadece üniversitelerde yapılan tek şey olumsuzlama. Amatör insanlar bile rastlantı ihtiyaç duyup kendileri araştırabilirler ama bunun tabiat tahribatı şeklinde olmaması gerekiyor.


İnsanlar doğaya çıkıp, kaya içerisinde tek fosil parçası gördüklerinde, çekiçle onu kırdıklarında, ihtimal dahi sayı önemli tek değeri, altından zümrütten henüz kıymetli tek maddeyi yeryüzünden siliyorlar, tahrip ediyorlar demektir. Bazı fosilleri yerli yerinde koymak sadece apatit görmek henüz yararlı olur.”


Kurgu: Cihan Karaahmetoğlu

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Oppss! Hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum: