logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 07-04-2022
Saat: 18:34

Tıklaindir

Dosya Arşivi
Site Map Contacts anasayfa
You are here: Home » Teknoloji Haberleri
yazarYazar: | tarihTarih: 9 Haziran 2022 / 19:44


Bilim adamları batık gemilerin okyanus dibindeki ekosistemler üzerinde önemli tek etkiye sahip olduğunu keşfetti. Araştırma Frontiers in Marine Science dergisinde yayınlandı.


Batık gemi enkazlarında yaşayan çokluk mikropları, su 6 yenilebilir zincirinin en altında yer alıyor, yerde nedenle bunlarda yapılacak tebeddülât başka çokluk canlıları ve nihayetinde karada yaşayan her şey üzerinde zincirleme tek etki yaratabiliyor.


Güney Mississippi Üniversitesi’nden moleküler mikrobiyal ekolojist Leila Hamdan, “Mikrobiyal toplulukların farkında olmak ve anlamak önemlidir, zira insan faaliyetlerinin okyanustaki yaşamı nasıl değiştirdiğine üzerine erken ve net kanıtlar sağlarlar” debba.


Gemi enkazlarında taharri yapıldı


Birkaç araştırıcı çalışmaları için Meksika Körfezi’nde 19. yüzyıldan kalma iki gemi enkazı alanını seçtiler. Gemi enkazlarının hemen yanından 200 metre (656 fit) uzaklığa kadar olan alanların çevresine arca ve meşe blokları yerleştirdiler ve ağaç blokları 4 ağrı süresince orada bıraktılar.


Tahta bloklar henüz sonra toplandı ve üzerindeki toprakta, ovogon ve mantarlar için ölçüm yapıldı. Mikrobiyal çeşitliliğin enkaz bölgelerine yakınlığa tâbi olarak tadil gösterdiği fark edildi.


Ahşabın türü dahi mikrobiyal biyoçeşitlilik için önemliydi. Çeşitliliğin oluşması için meşe,  çamdan henüz elverişliydi.


İnsan faaliyetleri okyanustaki yaşamı değiştiriyor


Araştırmacılar, genel olarak, iki bölgedeki gemi enkazlarının bile sudaki mikrobiyal zenginliği artırdığını ve mikropları tutan biyofilmlerin bileşimini ve infisah modellerini değiştirdiğini önemli.


Bu ilk bulgular batıkların sualtı hayatî çeşitliliğinde önemli tek husus olduğunu göstermek için yeterliydi.


Doğal sebeplerle nehirlere ve okyanuslara sakıt tahmis düştükleri suyun hayatî çeşitliliğini etkiledikleri zaten bilinmekteydi. Bu çalışmanın gösterdiği şey, insanlar tarafından terk edilen gemi enkazlarının bile çokluk altındaki mikrobiyal yaşamı etkilediği oldu.


Bu son çalışmanın arkasındaki ekip, petrol kuleleri gibi başka insan yapımı yapıların yoğun çokluk mikrobiyomları üzerinde nitelik tek etkiye sahip olabileceğini ve ayrıntıları keşfetmek için henüz fazla taharri yapılması gerektiğini ortaya koydu.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 9 Haziran 2022 / 15:43


Türkiye’nin gelecek vizyonunu yansıtmak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca ilgili paydaşların katılımıyla hazırlanan Teknoloji Yol Haritaları’na ilişkin genelge Resmi Gazete’dahi yayımlandı.


Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan tanımlamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı genelgede, yol haritalarının yerli ve milli ürün ve teknoloji dönüşümüne yön vereceği belirtilerek, küresel çapta yetişkin tek dönüşüme tanıklık fail sağlık ve mobilite sektörlerinde, nüfusun artması ve kaynakların kısıtlı hale gelmesi gibi zorluklara karşı yeni hizmet modelleri geliştirilerek hal üretilebileceği aktarıldı.


Genelgede, çalışmalara rehberlik etmek, yerli ve milli ürün ve teknoloji dönüşümüne yön vermek üzere “Mobilite Araç ve Teknolojileri Strateji Yol Haritası” ile “Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası”nın hazırlandığına işaret edildi.


Avrupa’bile liderlik, çevre sıralamasında ilk 5 hedefi


Genelge ile yürürlüğe giren “Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası”nda, 2022-2030 yılları için kısa, orta ve uzun vadeli 14 stratejik, 46 abaşo hedef, 184 politika ve eylem ile 9 kritik proje belirlendi.


Türkiye’yi elektrikli, irtibatlı, otonom vesait ve teknolojilerinin üretiminde küresel tek cazibe merkezi haline getirmeyi hedefleyen yol haritası ile ülkenin otomotivde, gemi üretiminde, insansız hava araçlarında, raylı sistemlerde kabiliyetlerini henüz bile güçlendirerek aktörlerin ve kuralların yeniden belirlendiği mobilite sektöründe öncü konuma gelmesi amaçlanıyor.


Yol haritasında yer saha hedeflere göre, mobilite araçlarında yerlilik oranı yükseltilerek hafif ve ağır ticari vasıta üretiminde Avrupa’bile lider olmak, çevre sıralamasında ilk 5’açınık girmek ve bölgesel batarya üretim merkezi olmak için gereken icraat yapılacak. Bu kapsamda, “Mobilite Yazılım ve Donanım Geliştirme Merkezi” kurulması, “batarya modül ve paketi ile abaşo komponentlerinin geliştirilmesi ve üretim yatırımının yapılması” ile “tek veya ansızın fazla firmanın ortak ya bile lisanslama yolu ile batarya hücresi yatırımı yapılması” gibi kritik projeler bulunuyor.


Yerli üreticilerin payı artacak


“Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası” kapsamında 2022-2030 yılları için 9 stratejik hedef, 4 stratejik maksat, 28 politika ve eylem planı ile 5 kritik proje önerisi belirlendi.


Yol haritası ile ülkenin ilaç ve tıbbi aygıt sektöründe halihazırda sahip olduğu yetkinliklerini henüz bile güçlendirilmesi için sağlık alanındaki girişim sayısının, ilaç ve tıbbi aygıt sektörlerinde ihracatın ithalatı karşılama oranının, ilaç sektöründe kutu ve üstün bazında imal oranının, tıbbi aygıt pazarında yerli üreticilerin payının ve tıbbi aygıt ve ilaç patent referans sayısının artırılması hedefleniyor.


Yol haritasıyla, Kovid-19 salgınından bile çıkarılan derslerle stratejik alanlarda yerli ve milli kabiliyetler artırılacak, önleyici ve kişiselleştirilmiş sağlık teknolojileri ile sağlık harcamalarında tasarruf edilmesine katkı sağlanacak, toplam ihracat içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı artırılacak.


Bu doğrultuda yol haritasında, “Kritik-Stratejik Biyoteknoloji Üretim Projesi”, “Ulusal Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Kurumunun kurulması” ve “Ulusal Omiks Platformunun oluşturulması” gibi kritik projeler bulunuyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 9 Haziran 2022 / 11:43


Makine ve Kimya Endüstri (MKE), EFES-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında oluşturulan sergi alanında, hafif ve ağır silah sistemlerinden örnekler sergiledi.


MKE Genel Müdürü Yasin Akdere, 4 ana iş kollarından akraba olan silah grubunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda tasarlanıp geliştirilen Türkiye’nin ilk değişebilir kalibreli keskin nişancı tüfeğini tamamladıklarını söyledi.


Zorlu testleri başarıyla tamamladı


Tüfeğin 7,62 ve 8,59 milimetre olmak üzere iki farklı mühimmat kullanabilme özelliği bulunduğunu ifade fail Akdere, KN-12’nin ağırlığının 7,2 kilogram, uzunluğunun ise 1 metre olduğunu belirtti.


Akdere, tüfeğin NATO standartları kapsamında zorlu kalifikasyon testlerini başarıyla tamamladığına işaret ederek, “Tüfeğimiz, yerde ağrı itibarıyla kuvvetimizin envanterine girecek.” dedi.


1500 metre menzile sahip


Şirket olarak faaliyet alanlarına giren konularda “tam istiklâl” yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Akdere, “Bu anlamda 8,59 milimetre mühimmatımızın bile Gazi Fişek’te yerli ve milli olarak seri üretimine başlamanın gurur ve mutluluğunu paylaşmak istiyorum.” niteleyerek konuştu.


Her ürün gamında olduğu gibi sevilen ve müttefik ülkeler tarafından önemli geri bildirimler aldıklarını dile getiren Akdere, KN-12 ile ilgili görüşme ve pazarlama aktivitelerinin sürdüğünü bildirdi. Yasin Akdere, “Önümüzdeki günlerde yerde anlamda bile önemli sözleşmelere imza atarak savunma sanayisindeki ihracata katkımızı önemli ölçüde artıracağız.” ifadesini kullandı.


Şarjör kapasitesi 8,59 milimetre için 5 ve 7,62 milimetre için 10 olan KN-12, 1500 metre menzile sahip.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 9 Haziran 2022 / 3:43


Şanlıurfa’bile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bağcıklı Göbeklitepe’dahi yapay zeka ve metaverse etkinliği düzenlendi.


Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yapay Zeka Politikaları Derneği işbirliğiyle Göbeklitepe Anfi’dahi gerçekleştirilen “Tarihin Sıfır Noktasından, Tarihin Dönüm Noktasına” etkinliğinde yaptığı konuşmada, başdu kamu olmak üzere tüm sektörlere sayısal dönüşümde öncülük etmeye çalıştıklarını söyledi.


Yapay zekanın öneminin her geçen gün henüz bile arttığını ifade fail Koç, milli teknoloji hamlesine uygun plan ve projeleri ciddi tek kararlılık ile uyguladıklarını dile getirdi.


Tarımda yapay zekanın kullanımına özen gösterdiklerini vurgulayan Koç, şöyle sürme etti:


Yapay zeka uygulamalarının tarımın geleceğinde yetişkin öneme sahip olacağını biliyoruz. Sulamadan ilaçlamaya, gübrelemeden hasada kadar sayı alanda yapay zeka kullanılacak. Tohumdan başlayıp soframıza gelene kadar her gıda, yapay zekayla izlenebilecek kontrol edilip tahlil edilebilecek. Bu analizler sonucunda bile tabiî olarak tarımdaki verimliliğin artırılması hedefleniyor. Yapay zeka ile müttehit tek eksiksiz olan metaverse dahi herkesin özellikle dahi gençlerin en sayı merak ettiği konuların başında geliyor. Metaverse şu anda hayal ettiğimiz kadar ileri tek noktaya henüz gelmedi, sayı kısa sürede gelişme kat edecektir.”


Yapay zeka tarımda etkisini gösteriyor


Yapay Zeka Politikaları Derneği Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu bile metaverse konusunda düzenledikleri etkinliklerle toplumun konu hakkında malûmat birikiminin artırılmasına katkı sunduklarını dile getirdi.


Dernek olarak üniversitelerle işbirliği yapmaya başladıklarını tamlayan Küçükşabanoğlu, yapay zeka ve metaverse konularında yetişkin çaplı tetkikat yaparak sonuçlarını toplumla paylaştıklarını ifade etti.


Metaverse kavramının öneminin hızla anlaşılmaya başladığını vurgulayan Küçükşabanoğlu, “Çok önemli tek nokta olan Göbeklitepe’dahi sayı önemli tek konuyu konuşuyoruz. Yapay zeka ve tarım, toplumda ve işletmelerde yapay zeka algısı ve metaverse konuşuyoruz. Yapay zeka her alanda olduğu gibi tarımda bile etkisini göstermeye başladı. Yeşil nema kapsamında tarımda kimyasal kullanımını azaltıcı ilaçlama ve günümüzde yosun hastalıkları çözümünde yapay zeka kullanımı mevcut. Yapay zeka desteklenmiş verimlilik tahmini uygulamaları artmaya başladı. Otonom traktörle ilgili pazar gün geçtikçe büyüyor. Bu gelişmelerin henüz fazlası metaverse dahi dahi oluyor. Tüm önemli markalar metaversede mağaza açmaya başladı.” niteleyerek konuştu.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 23:43


ABD’dahi eşi görülmemiş tek klinik tecrübe yapıldı.


Bir çok rektum kanseri hastası, ‘dostarlimab’ adı verilen tecrübî tek ilacı aldıktan sonra tümörlerinin kaybolduğunu gördü ve hastaların hiçbiri tedaviden kaynaklı önemli yan etkiler yaşamadı.

Memorial Sloan Kettering’dahi benzinli Dr. Luis Alberto Diaz, “Bunun kanser tarihinde ilk kez olduğuna inanıyorum” dedi. Çünkü yerde her hastanın olumlu sonuç verdiği ilk kanser denemesiydi.

Hastaların hepsinin olumlu durumunun sürme yazar etmeyeceğini ve ilacın farklı rektum kanseri türlerinde işe yarayıp yaramadığını söylemek için sayı erken yalnız uzmanlar sonuçların “yetişkin tek iyimserlik nedeni” olduğunu söylüyor.

New York’ta MSK Kanser Merkezi’nde yürütülen küçük araştırmanın ayrıntıları, New England Journal of Medicine’dahi (NEJM) 5 Haziran Pazar günü yayınlandı.

 

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 19:43


İzmir’dahi Doğanbey Tatbikat Alanı’nda sürme fail Savunma Sanayi Sergisi’nde 48 Türk firmasının geliştirdiği, tek bölümü EFES 2022 Tatbikatı’nda bile kullanılan silah ve savunma sistemleri sergileniyor.


Deniz Kuvvetleri Komutanlığının talebi doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) projesi olarak FNSS Savunma Sistemleri AŞ tarafından geliştirilen ZAHA bile ziyaretçilerin ilgisini cazip teknolojiler arasında yer alıyor.


Deniz piyadelerinin tehditlere açık kaldığı süreyi kısaltarak kıyıya hızlı hareket etme ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen ZAHA, üstün hareket kabiliyeti ve ihtiyaç halinde devreye alınabilen öfke gücüyle zırhlı muharebe uzlaştıran olarak bile görev yapabiliyor.


“En gelişmiş yüzergezer taarruz uzlaştıran”


FNSS Kurumsal İletişim Müdürü Cem Altınışık, proje süreci sürme fail aracın kalifikasyon çalışmalarında sona gelindiğini, yakın zamanda envantere girmesinin beklendiğini söyledi.


ZAHA’nın muadillerinin ABD ve Çin’dahi üretilebildiğini, yerde ülkeler sayılmazsa Türkiye’nin dahi yerde tip tek ürünü geliştirmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Altınışık, aracın dünyadaki muadillerine göre üstün özelliklerine dikkati çekti.


Altınışık, şunları kaydetti:


“Bu konuda herkes müsterih olsun; aracımız, ABD ve Çin ordusunun kullandığı yüzergezer taarruz araçlarından son basamak üstün, atışbilim isterleri, mayın koruması, kalıcılık kabiliyeti açısından son basamak kabiliyetli. Üstün silah istasyonuna sahip. Son basamak kabiliyetli tek kuleye sahip, muadilleri ile karşılaştırıldığında. Aracın hareket kabiliyeti dahi son basamak üstün. En gelişmiş güç grubu ve donanımları tesis edilmiş merkezde. Günümüz teknolojilerinin zırhlı vasıta teknolojisinin sunduğu eksiksiz olanakları tığ yerde araçta kullanabilme imkanı bulduk. Şu zihin materyalizm envantere girmiş en gelişmiş yüzergezer taarruz uzlaştıran olarak öne çıkıyor.”


ZAHA’nın sevilen ve müttefik ülkeler tarafından bile rağbet gördüğünü müfit Altınışık, sergide gösterilen ilgiden memnun olduklarını ifade etti.


Altınışık, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Milli Savunma Bakanlığımızın Türkiye’ye getirdiği müttefik ülkeler ve misafir ülkelerin heyetleri, uzlaştıran inceliyorlar. Bazı ziyaretlerde bulunuyorlar. Bu doğrultuda bile ihracat projeleri, gelecekte bizim yerde uzlaştıran fuarlara götürme gibi imkanlarımız bile doğacaktır. İhracat kapsamında bile son basamak potansiyeli olduğunu düşündüğümüz tek sistem olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına dayanak olabilmek, yurt içinde yerde tip sistemleri geliştirmek ve bunları kullanıcıya verecek seviyede sistemleri bünyemizde barındırmak suretiyle önemli tek katma üstün yarattığımızı düşünüyoruz.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 15:45


Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü, iklim ve tabiat bilgin Prof. Dr Levent Kurnaz, plastik atıkların, yenilebilir zincirini etkileyecek derecede zarar verdiği okyanuslardaki en önemli tehlikelerden birinin çokluk suyu seviyesi ve sıcaklığının yükselmesi olduğunu belirterek, “Şu anda iklim değişikliğini tevkif açısından bize faydalı olan denizler, su sıcaklığı arttıkça yerde sefer tuttukları karbondioksiti atmosfere geri vererek küresel ısınmanın henüz bile artmasına neden olabilirler.” dedi.


Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve türlü muhit kuruluşlarının çalışmalarından derlenen bilgilere göre, okyanuslar, materyalizm yaşamın devamlılığı için gereken oksijenin yüzde 50 ila 80’ini üretiyor ve atmosfere göre 50 kat fazla karbondioksit yutuyor.


Okyanusların yerde hayati önemine dikkati benzemek, sürdürülebilir şekilde kullanımı noktasında farkındalık yaratmak ve okyanusları korumak için Birleşmiş Milletler, 2008 yılında aldığı kararla, 8 Haziran’ı Dünya Okyanus Günü’nü kabul etti.


Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 70’ini kaplayan okyanuslar, ısıyı ekvatordan kutuplara taşıyarak iklim ve hava modellerini düzenlerken, küresel ısınmadan kaynaklanan sıcaklıkların yüzde 93’ünü hapsediyor.


Yapılan analizlere göre, okyanusların üstteki 2 kilometrelik bölümlerinin 1955 ile 2010 arasında hapsettiği sıcaklık, atmosferin abaşo 10 kilometresinde hapsedilseydi, zaman 1,1 ile 1,3 basamak arasında kalan küresel sıcaklık, 36 santigrat basamak fazla olacaktı.


Ancak üretim ve tüketim faaliyetleri başdu olmak üzere insan kaynaklı muhit kirliliği ve iklim değişikliğinin her geçen gün henüz bile gözle görülür hale gelen etkilerinden dolay okyanuslardaki yaşam alanlarının bozulması yaşayan yaşamını her yönüyle tehdit ediyor.


2050’dahi okyanuslarda balıktan fazla plastik olacak


Araştırmalara göre, her tek dakikada iki yararsız kamyonunu dolduracak miktarda plastik atığın karıştığı okyanuslara yılda dökülen toplam plastik miktarı 14,9 milyon tonu buluyor.


Her gün 8 milyon parça plastik okyanuslara ulaşırken, bunların 1 milyonunu plastik poşetler oluşturuyor.


Karasal kaynaklardan okyanuslara karışan plastik miktarının 2040 yılına gelindiğinde 30 milyar tona ulaşacağı öngörülürken, 2050 yılına gelindiğinde okyanuslardaki plastik miktarının ağırlığının balıklardan henüz fazla olacağı tahmin ediliyor.


Okyanuslardaki plastik kirliliği her yıl 1 milyon çokluk organizmasının ölümüne yol açıyor. Plastik yiyen canlılar, sindirim sistemlerinde meydana gelen problemlerden ötürü yeterince beslenemeyerek ölüyor.


İngiltere’dahi yapılan tek araştırmada, tüketim gayeli yakalanan her 3 balıktan 1’inde mikroplastiğe rastlanırken, yenilebilir zincirinin en altındaki okyanus canlılarının mikroplastikle beslenmesi, insanlar gibi yerde zincirin en üst halkalarında yer saha canlıların bile plastik tüketmesine yol açıyor.


Küresel ısınmanın etkileri


Okyanus ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu en yetişkin tehditlerin başında gelen küresel ısınma bile tek yandan ortalama okyanus sıcaklıklarının artmasına neden olurken başka yandan oksijen seviyelerinin giderek azalmasına yol açıyor.


Okyanus yüzeyi sıcaklığı 2021’dahi, sanayi öncesi döneme göre 0,56 basamak fazla ölçüldü. 2000 yılında yerde fark 0,25 dereceydi.


Öte yandan NASA’nın verilerine göre küresel ölçekte okyanus seviyesi 1993 yılından bugüne her yıl ortalama 3,4 milimetre, son 30 yılda yaklaşık 10 santimetre yükseldi.


“Denizlerdeki yükselme gelecekte gıda sorunlarına yol açabilir”


İklim değişikliğine tâbi çokluk seviyelerinde meydana gelen yükselmeyi insanlığın karşı karşıya kaldığı önemli tehditlerden akraba olarak nitelendiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü, iklim ve tabiat bilgin Prof. Dr. Levent Kurnaz, günümüzde meydana gelen çokluk seviyelerindeki yükselmenin kalan su sıcaklıklarından kaynaklanan genleşme kaynaklı olduğunu, yerde nedenle günümüzdeki yükselmenin yılda milimetreler ölçütünde gerçekleştiğini belirtti.


Antarktika ve Grönland buzullarının erimelerinde artım görülmesi halinde söz konusu yükselmenin milimetrelerle sınırlı kalmayıp santimetreler boyutuna çıkabileceği konusunda uyarıda bağcıklı Kurnaz, “Deniz seviyesinde ülkemizde 2 metrelik tek yükselme pek sayı şehrimizde sayı ciddi problemlere yol açacaktır. Bunun ötesinde dahi Söke Ovası, Çarşamba Ovası gibi çokluk seviyesine oldukça yakın ve bununla beraberce bizim sayı ciddi gıda üretimimize yardımcı olan bölgeler çokluk seviyesinin altında kalabilir. Bu bile gıda sorunlarının artmasına neden olacaktır.” dedi.


Dünyanın pek sayı bölgesinde nitelik sorunların görüldüğüne değinen Kurnaz “Mesela Bangladeş’in önemli tek kısmı çokluk seviyesinden 0 ila 2 metre arasında yüksekliktedir. Dolayısıyla çokluk seviyesi 2 metre yükselecek olursa, zaman atlas en fazla nüfusa sahip sekizinci ülkesi olan Bangladeş’in önemli tek kısmı sular altında kalacaktır.” niteleyerek konuştu.


“Besin zincirinin sağ kalması, denizin asitlik oranına tâbi”


İklim değişikliğiyle okyanusların asitlik oranlarının bile yükseldiğini nâkil Kurnaz, bunun yenilebilir zinciri için sayı yetişkin tek tehdit unsuru olduğunun altını çizdi. Kurnaz, asitlik oranının çokluk canlıları üzerindeki etkisini şöyle açıkladı:


“Atmosferde şarap miktarda karbondioksit gazı var, karbondioksit gazı normal şartlar altında suda çözünür ve çözündüğü yerde karbonik hamız oluşturur. Gazlı içecekler dahi esasında yerde karbonik asitli içecektir. Milyonlarca yıldır denizin asitliği sayı fazla değişmemiştir yalnız atmosferde tığ karbondioksit miktarını artırmaya başladığımızda, denizlerin asitlik miktarı bile bu tâbi olarak arttı. Canlıların yaşamları bile güçleşti, zira yerde canlılar milyonlarca yıldır muayyen tek yardımcılık miktarında yaşamaya alışkınlar. Şimdi düşünün ki yerde canlıların yaşadığı yere tığ gazlı tek içecek döküyoruz. Bu canlılar bile tabii bu sayı kötü etkileniyorlar.”


Kurnaz, denizdeki hamız oranındaki artışın yenilebilir zincirinin en altındaki çokluk canlılarından akraba olan planktonlardan başlayarak insana kadar uzanan tüm canlıları tehdit ettiğini vurguladı.


Denizdeki yaşamın en önemli yapı taşı olan planktonların yaşayabilmeleri için kabuk oluşturmaya ihtiyaç duyduklarını yalnız yüksek asitlik durumunda yerde kabukları oluşturamayacaklarını nâkil Kurnaz, ileride böyle tek hâl görülmesi halinde yenilebilir zincirinin bozulacağını ifade etti.


Kurnaz, “Temelde küçük balıklar planktonları, yetişkin balıklar küçük balıkları, tığ dahi yetişkin balıkları yediğimiz için denizdeki yenilebilir zincirinin sağ kalması, denizin asitlik oranının sağ kalmasına bağlıdır.” ifadelerini kullandı.


“Sıcaklık artışı, denizlerdeki biyoçeşitliliği tehdit ediyor”


Okyanuslardaki ısınmanın, genellikle yüzeye ve kıyıya yakın mercan resifi denilen derinliği rengi bölgelerde meydana geldiğini, yerde bölgelerde canlıların yaşamasının, sıcaklığın sayı fazla değişmemesine tâbi olduğu sınamak paylaşan Kurnaz, “Sıcaklık kısa dönemlerde az basamak beraberce artacak olsa yerde canlıların yaşamı tehlikeye giriyor. Bundan dolay bile denizlerin sıcaklığının artmaması, yerde canlıların yaşamlarını sürdürmesi açısından son basamak önemli.” dedi.


Kurnaz, okyanusların karbondioksit yutma özelliği olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:


“Ancak denizlerin karbondioksiti emebilme yetenekleri sıcaklığa bağlıdır. Yani atmosferin ya bile çokluk suyunun sıcaklığı ne basamak yüksek olursa denizin karbondioksite emebilme kapasitesi dahi o basamak düşer. Şu anda iklim değişikliğini tevkif açısından bize faydalı olan denizler, su sıcaklığı arttıkça yerde sefer tuttukları karbondioksiti atmosfere geri vererek küresel ısınmanın henüz bile artmasına neden olabilirler. Hani gazlı içeceklerin üstünde ‘Soğuk içiniz’ yazar, bilirsiniz. Eğer o içecek soğuksa içinde henüz fazla karbondioksit çözünebilir. Aynı şey denizler için dahi geçerli.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 11:44


ASELSAN, EFES-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında, güvenlik güçlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirdiği ürünleri sergiledi.


Son dönemde dronlar kullanılarak yapılan saldırılara karşı çözümler geliştiren ASELSAN, bunlardan akraba olan Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi’ni EFES-2022 Tatbikatı’nda tanıttı.


Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi’nin geliştirme sürecinde etkisiz hale getirdiği ikisi dönen kanat, akraba sabit kanatlı üç tipteki mini ve mikro İHA’nın sembolleri silah kulesinin üzerine işlendi. Benzer uygulamanın örnekleri yağı uçağını düşüren becerikli uçaklarına, o ülkenin bayrağının işlenmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.


Geliştirme çalışmaları tamamlanan Şahin’in yakın zamanda güvenlik güçlerinin kullanımına sunulması bekleniyor.


40 milimetre torpil atardan gönderilen yüksek hızlı alık mühimmatla hedeflerini etkisiz hale getiren Şahin, tek römork üzerine entegre edildi.


Kritik tesislerin korunmasında bile görev matlûp


Uzaktan komuta yeteneğine sahip sistem, gelişmiş elektro-optik kameralarla otomatik hedef tespit ve takibi yapıyor.


Etkili menzili 700 metre olan Şahin, radardan bildirilen konuma otomatik yönleniyor. Gece/gündüz, zorlu hava koşullarında hedef tespit ve takip yeteneğine sahip sistem, ihtiyaç duyulan alana kolayca intikal ettirilip kuruluyor.


Kritik tesislerin korunması, sınır güvenliği, hava savunma gibi görevler icra fail Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi, 64 mühimmat kapasitesiyle caydırıcılık sağlıyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 7 Haziran 2022 / 19:43

İnternet taharri motorlarında kullanıcıların yönlendirildiği iddiasına Google yanıt verdi. Meclis Dijital Mecralar Komisyonu’na rapor sunan şirket, Türkiye’ye özel tek algoritmanın olmadığını savundu.

07/06/2022 16:34

© TRT HABER

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 7 Haziran 2022 / 11:43


Ecole 42 okullarının 25 ülkedeki 42 kampüste 15 1000 öğrencisi mevcut. Türkiye’dahi iki okulda toplam 750 kompüter ile 7 gün 24 saat açık olarak terbiye programını uygulayan okullara, girdap içi referans yapılabiliyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda benzinli İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Genel Sekreteri Erkam Tüzgen, sayısal kalkınmada Türkiye’nin yazılımcı ordularına ihtiyacı olduğunu belirterek, “Kurduğumuz okullarla Türkiye’ye kabiliyetli yazılımcılar kazandırmayı hedefliyoruz. Halihazırda sürme etmekte olan işlerin tek kısmı önümüzdeki dönemde ortadan kalkacak. Bir kısmını bilgisayarlar tek kısmını robotik cihazlar gerçekleştiriyor olacak. Bunların tamamı için ihtiyaç duyduğumuz yetkinlik yazılım ve kodlama olacak.” ifadelerini kullandı.


Tüzgen, İSTKA olarak Ecole 42 okullarını yeni yeteneklerin ortaya sökmek için desteklediklerini belirterek, “Biri İstanbul’bile akraba Kocaeli’dahi olan okullara ajansımız hem fikri hem mali destekler sağladı. Bu okullarımıza 18 yaşından yetişkin herkes başvurabilir. Bu okulların en yetişkin iddiası ortalama tek nitelik iyi tek yazılımcı olarak mezun edebilmektir. Buradaki öğrencilerin hiçbirinin iş keşfetmek gibi tek derdi olmayacak tam tersi işverenler buradaki öğrencileri bünyelerine katmak isteyecekler.” niteleyerek konuştu.


Bugün itibarıyla Türkiye’nin 500 1000 yazılımcı ihtiyacı olduğuna dikkati cazip Tüzgen, bunun sayı kısa tek zaman içerisinde 1 milyona ulaşacağını söyledi.


“Herhangi tek icazetname şartımız yok”


Türkiye Açık Kaynak Platformu Yöneticisi Sertaç Yerlikaya ise platformun 2019’bile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın himayesinde, Türkiye’deki yazılımcı sayısını miktarını ve Türkiye’yi yazılım ihraç fail tek ülke haline getirmek için kurulduğunu kaydetti.


Platformun sayı sayıda proje ürettiğine değinen Yerlikaya, “Ecole 42 okulları bunun tek örneği. Türkiye’dahi yazılımcı sayısını miktarını için ne yapabiliriz niteleyerek araştırmalarımıza sürme ederken yerde proje ile karşılaştık ve Türkiye’ye getirdik. Paris merkezli ortaya kaynak yerde okullarda farklı tek yaklaşımın ortaya konulduğunu gördük. Temel olarak yaşıt öğrenimi üzerine kurgulu programda gönül öğrenir gibi yazılım öğretilmesi hedefleniyor.” dedi.


Yerlikaya, 18 yaşından yetişkin herkesin yerde okullara başvurabileceğini ve 15 aylık eğitimden sonra yazılım dünyasında rahatlıkla iş bulabileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Herhangi tek icazetname şartımız yok. Öğrenci öncelikle girdap içi sınavı geçtikten sonra 4 haftalık tek havuz programına alınıyor. Bu aşamadan sonra tek öğrenci kendi öğrenim hızında, kendi öğrenim yöntemiyle sorumlu olduğu projeye başlıyor ve projesini tamamlıyor. Tamamlarken hem sistem üzerindeki videolardan yardım alabilir ya bile farklı kaynaklardan taharri yapabilir. Projeyi tamamladığı zaman tek başka proje eğitimini tamamlayan öğrenci arkadaşının projesini değerlendiriyor. Değerlendirme sırasında karşılıklı bilgilerini paylaşıyorlar. Herkesin birbirini beslediği tek ekosistem bura.”


“Çevrim içi sınavlarda yazılımla ilgili tek şey sormuyoruz”


4 haftalık havuz beyin sonunda muvaffakiyetli olanlardan gruplar kurarak ana eğitime başladıklarını ihbarcı Yerlikaya, “Ocak ayında iki ana grupta hem İstanbul hem Kocaeli kampüslerinde terbiye başladı. Haziran ayında tek grubumuz henüz başlayacak. Yaz aylarında iki havuz terbiye dönemimiz olacak. Çevrim içi sınavlar sürekli olmaya sürme ediyor.


Şu ana kadar 25 1000 referans aldık. Çevrim içi sınavlarda yazılımla ilgili tek şey sormuyoruz. Oyunlaştırılmış genel mantık sınavları soruluyor. Eğitim sıfırdan başlıyor. Yaklaşık 1 sene süren ilk modülden sonra öğrencilerimiz partner şirketlerimizde staj programlarına başlıyorlar. Daha sonra kendi çabalarıyla kariyerleri şekilleniyor. Tüm yerde süreçlerin tamamı ücretsiz.” açıklamasında bulundu.


Öğrencilerin temel programlama kavramlarını ve C dilinin temellerini öğrenerek başladığını nâkil Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:


“Gelişirken, UNIX, grafik programlama ve web programlamaya giriyorlar Müfredat türlü alanlarda henüz derinlemesine malûmat içeren projelerden oluşuyor. Nesne Yönelimli Programlama, Mobil, İşlevsel Programlama, Web Güvenliği, Tersine Mühendislik, Kötü Amaçlı Kod, Çekirdek Programlama, Ağ Programlama, Yapay Zeka, 3B gibi alanlarda öğrenciler ilgi alanlarına göre sayı sayıda proje ve farklı yollar arasında seçim yapmakta özgür olduğu için her öğrencinin deneyimi benzersizleşiyor.”


“Öncesinde hiçbir kodlama bilgim yoktu”


Ecole 42 öğrencilerinden Fatih Bulut (20), üniversite öğrencisi olduğunu belirterek, “Ecole 42’ye başlayalı 9 ağrı oldu. Burada eğitmensiz tek süreç var. Bir konuyu öğrenmek istediğim zaman internet kaynaklarından öğrenebiliyorum ve buradaki arkadaşlarımızla birbirimize sorabiliyoruz. Karşılıklı tek öğrenme gerçekleşiyor. Mobil ve oyun tarafında ilerlemek istiyorum.” niteleyerek konuştu.


Dilşad Kapucu (24) bile Odyoloji mezunu olduğunu aktararak, “1,5 sene kadar kendi alanımda çalıştıktan sonra okuduğum alanın tarafıma göre olmadığını fark ettim. Sonrasında tek arayışa girdim ve yazılıma merak duymaya başladım. 5 aydır Ecole 42’tabir.” ifadelerini kullandı.


Kodlamaya üzerine her şeyi Ecole 42’dahi öğrendiğini, henüz öncesinde hiçbir kodlama beyin olmadığını vurgulayan Kapucu, şunları kaydetti:


“İlk geldiğimde kodlamayla ilgili hiçbir fonksiyonu yazamıyordum. Geldiğim noktada tek başıma tek programı yapabiliyorum. Web teknolojileri ve yapay zeka üzerine ilerlemek istiyorum. Ecole 42’ye başvurmak isteyenler şayet ilgilerini çekiyorsa hiç korkmalarına gerek yok. Burada birbirimizden öğrenmenin en önemli avantajı tek ‘network’ oluşması. Mezun olduktan sonra çevremizde sayı sayıda yazılımcı arkadaşımız olacak. Bunun iş hayatımızda bize yetişkin katkı sağlayacağını düşünüyorum.” 

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.