logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 07-01-2022
Saat: 16:53

Tıklaindir

Dosya Arşivi
Site Map Contacts anasayfa
You are here: Home » Archives for Haziran 2022
yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 23:43


ABD’dahi eşi görülmemiş tek klinik tecrübe yapıldı.


Bir çok rektum kanseri hastası, ‘dostarlimab’ adı verilen tecrübî tek ilacı aldıktan sonra tümörlerinin kaybolduğunu gördü ve hastaların hiçbiri tedaviden kaynaklı önemli yan etkiler yaşamadı.

Memorial Sloan Kettering’dahi benzinli Dr. Luis Alberto Diaz, “Bunun kanser tarihinde ilk kez olduğuna inanıyorum” dedi. Çünkü yerde her hastanın olumlu sonuç verdiği ilk kanser denemesiydi.

Hastaların hepsinin olumlu durumunun sürme yazar etmeyeceğini ve ilacın farklı rektum kanseri türlerinde işe yarayıp yaramadığını söylemek için sayı erken yalnız uzmanlar sonuçların “yetişkin tek iyimserlik nedeni” olduğunu söylüyor.

New York’ta MSK Kanser Merkezi’nde yürütülen küçük araştırmanın ayrıntıları, New England Journal of Medicine’dahi (NEJM) 5 Haziran Pazar günü yayınlandı.

 

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 19:43


İzmir’dahi Doğanbey Tatbikat Alanı’nda sürme fail Savunma Sanayi Sergisi’nde 48 Türk firmasının geliştirdiği, tek bölümü EFES 2022 Tatbikatı’nda bile kullanılan silah ve savunma sistemleri sergileniyor.


Deniz Kuvvetleri Komutanlığının talebi doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) projesi olarak FNSS Savunma Sistemleri AŞ tarafından geliştirilen ZAHA bile ziyaretçilerin ilgisini cazip teknolojiler arasında yer alıyor.


Deniz piyadelerinin tehditlere açık kaldığı süreyi kısaltarak kıyıya hızlı hareket etme ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen ZAHA, üstün hareket kabiliyeti ve ihtiyaç halinde devreye alınabilen öfke gücüyle zırhlı muharebe uzlaştıran olarak bile görev yapabiliyor.


“En gelişmiş yüzergezer taarruz uzlaştıran”


FNSS Kurumsal İletişim Müdürü Cem Altınışık, proje süreci sürme fail aracın kalifikasyon çalışmalarında sona gelindiğini, yakın zamanda envantere girmesinin beklendiğini söyledi.


ZAHA’nın muadillerinin ABD ve Çin’dahi üretilebildiğini, yerde ülkeler sayılmazsa Türkiye’nin dahi yerde tip tek ürünü geliştirmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Altınışık, aracın dünyadaki muadillerine göre üstün özelliklerine dikkati çekti.


Altınışık, şunları kaydetti:


“Bu konuda herkes müsterih olsun; aracımız, ABD ve Çin ordusunun kullandığı yüzergezer taarruz araçlarından son basamak üstün, atışbilim isterleri, mayın koruması, kalıcılık kabiliyeti açısından son basamak kabiliyetli. Üstün silah istasyonuna sahip. Son basamak kabiliyetli tek kuleye sahip, muadilleri ile karşılaştırıldığında. Aracın hareket kabiliyeti dahi son basamak üstün. En gelişmiş güç grubu ve donanımları tesis edilmiş merkezde. Günümüz teknolojilerinin zırhlı vasıta teknolojisinin sunduğu eksiksiz olanakları tığ yerde araçta kullanabilme imkanı bulduk. Şu zihin materyalizm envantere girmiş en gelişmiş yüzergezer taarruz uzlaştıran olarak öne çıkıyor.”


ZAHA’nın sevilen ve müttefik ülkeler tarafından bile rağbet gördüğünü müfit Altınışık, sergide gösterilen ilgiden memnun olduklarını ifade etti.


Altınışık, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Milli Savunma Bakanlığımızın Türkiye’ye getirdiği müttefik ülkeler ve misafir ülkelerin heyetleri, uzlaştıran inceliyorlar. Bazı ziyaretlerde bulunuyorlar. Bu doğrultuda bile ihracat projeleri, gelecekte bizim yerde uzlaştıran fuarlara götürme gibi imkanlarımız bile doğacaktır. İhracat kapsamında bile son basamak potansiyeli olduğunu düşündüğümüz tek sistem olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına dayanak olabilmek, yurt içinde yerde tip sistemleri geliştirmek ve bunları kullanıcıya verecek seviyede sistemleri bünyemizde barındırmak suretiyle önemli tek katma üstün yarattığımızı düşünüyoruz.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 15:45


Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü, iklim ve tabiat bilgin Prof. Dr Levent Kurnaz, plastik atıkların, yenilebilir zincirini etkileyecek derecede zarar verdiği okyanuslardaki en önemli tehlikelerden birinin çokluk suyu seviyesi ve sıcaklığının yükselmesi olduğunu belirterek, “Şu anda iklim değişikliğini tevkif açısından bize faydalı olan denizler, su sıcaklığı arttıkça yerde sefer tuttukları karbondioksiti atmosfere geri vererek küresel ısınmanın henüz bile artmasına neden olabilirler.” dedi.


Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve türlü muhit kuruluşlarının çalışmalarından derlenen bilgilere göre, okyanuslar, materyalizm yaşamın devamlılığı için gereken oksijenin yüzde 50 ila 80’ini üretiyor ve atmosfere göre 50 kat fazla karbondioksit yutuyor.


Okyanusların yerde hayati önemine dikkati benzemek, sürdürülebilir şekilde kullanımı noktasında farkındalık yaratmak ve okyanusları korumak için Birleşmiş Milletler, 2008 yılında aldığı kararla, 8 Haziran’ı Dünya Okyanus Günü’nü kabul etti.


Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 70’ini kaplayan okyanuslar, ısıyı ekvatordan kutuplara taşıyarak iklim ve hava modellerini düzenlerken, küresel ısınmadan kaynaklanan sıcaklıkların yüzde 93’ünü hapsediyor.


Yapılan analizlere göre, okyanusların üstteki 2 kilometrelik bölümlerinin 1955 ile 2010 arasında hapsettiği sıcaklık, atmosferin abaşo 10 kilometresinde hapsedilseydi, zaman 1,1 ile 1,3 basamak arasında kalan küresel sıcaklık, 36 santigrat basamak fazla olacaktı.


Ancak üretim ve tüketim faaliyetleri başdu olmak üzere insan kaynaklı muhit kirliliği ve iklim değişikliğinin her geçen gün henüz bile gözle görülür hale gelen etkilerinden dolay okyanuslardaki yaşam alanlarının bozulması yaşayan yaşamını her yönüyle tehdit ediyor.


2050’dahi okyanuslarda balıktan fazla plastik olacak


Araştırmalara göre, her tek dakikada iki yararsız kamyonunu dolduracak miktarda plastik atığın karıştığı okyanuslara yılda dökülen toplam plastik miktarı 14,9 milyon tonu buluyor.


Her gün 8 milyon parça plastik okyanuslara ulaşırken, bunların 1 milyonunu plastik poşetler oluşturuyor.


Karasal kaynaklardan okyanuslara karışan plastik miktarının 2040 yılına gelindiğinde 30 milyar tona ulaşacağı öngörülürken, 2050 yılına gelindiğinde okyanuslardaki plastik miktarının ağırlığının balıklardan henüz fazla olacağı tahmin ediliyor.


Okyanuslardaki plastik kirliliği her yıl 1 milyon çokluk organizmasının ölümüne yol açıyor. Plastik yiyen canlılar, sindirim sistemlerinde meydana gelen problemlerden ötürü yeterince beslenemeyerek ölüyor.


İngiltere’dahi yapılan tek araştırmada, tüketim gayeli yakalanan her 3 balıktan 1’inde mikroplastiğe rastlanırken, yenilebilir zincirinin en altındaki okyanus canlılarının mikroplastikle beslenmesi, insanlar gibi yerde zincirin en üst halkalarında yer saha canlıların bile plastik tüketmesine yol açıyor.


Küresel ısınmanın etkileri


Okyanus ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu en yetişkin tehditlerin başında gelen küresel ısınma bile tek yandan ortalama okyanus sıcaklıklarının artmasına neden olurken başka yandan oksijen seviyelerinin giderek azalmasına yol açıyor.


Okyanus yüzeyi sıcaklığı 2021’dahi, sanayi öncesi döneme göre 0,56 basamak fazla ölçüldü. 2000 yılında yerde fark 0,25 dereceydi.


Öte yandan NASA’nın verilerine göre küresel ölçekte okyanus seviyesi 1993 yılından bugüne her yıl ortalama 3,4 milimetre, son 30 yılda yaklaşık 10 santimetre yükseldi.


“Denizlerdeki yükselme gelecekte gıda sorunlarına yol açabilir”


İklim değişikliğine tâbi çokluk seviyelerinde meydana gelen yükselmeyi insanlığın karşı karşıya kaldığı önemli tehditlerden akraba olarak nitelendiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü, iklim ve tabiat bilgin Prof. Dr. Levent Kurnaz, günümüzde meydana gelen çokluk seviyelerindeki yükselmenin kalan su sıcaklıklarından kaynaklanan genleşme kaynaklı olduğunu, yerde nedenle günümüzdeki yükselmenin yılda milimetreler ölçütünde gerçekleştiğini belirtti.


Antarktika ve Grönland buzullarının erimelerinde artım görülmesi halinde söz konusu yükselmenin milimetrelerle sınırlı kalmayıp santimetreler boyutuna çıkabileceği konusunda uyarıda bağcıklı Kurnaz, “Deniz seviyesinde ülkemizde 2 metrelik tek yükselme pek sayı şehrimizde sayı ciddi problemlere yol açacaktır. Bunun ötesinde dahi Söke Ovası, Çarşamba Ovası gibi çokluk seviyesine oldukça yakın ve bununla beraberce bizim sayı ciddi gıda üretimimize yardımcı olan bölgeler çokluk seviyesinin altında kalabilir. Bu bile gıda sorunlarının artmasına neden olacaktır.” dedi.


Dünyanın pek sayı bölgesinde nitelik sorunların görüldüğüne değinen Kurnaz “Mesela Bangladeş’in önemli tek kısmı çokluk seviyesinden 0 ila 2 metre arasında yüksekliktedir. Dolayısıyla çokluk seviyesi 2 metre yükselecek olursa, zaman atlas en fazla nüfusa sahip sekizinci ülkesi olan Bangladeş’in önemli tek kısmı sular altında kalacaktır.” niteleyerek konuştu.


“Besin zincirinin sağ kalması, denizin asitlik oranına tâbi”


İklim değişikliğiyle okyanusların asitlik oranlarının bile yükseldiğini nâkil Kurnaz, bunun yenilebilir zinciri için sayı yetişkin tek tehdit unsuru olduğunun altını çizdi. Kurnaz, asitlik oranının çokluk canlıları üzerindeki etkisini şöyle açıkladı:


“Atmosferde şarap miktarda karbondioksit gazı var, karbondioksit gazı normal şartlar altında suda çözünür ve çözündüğü yerde karbonik hamız oluşturur. Gazlı içecekler dahi esasında yerde karbonik asitli içecektir. Milyonlarca yıldır denizin asitliği sayı fazla değişmemiştir yalnız atmosferde tığ karbondioksit miktarını artırmaya başladığımızda, denizlerin asitlik miktarı bile bu tâbi olarak arttı. Canlıların yaşamları bile güçleşti, zira yerde canlılar milyonlarca yıldır muayyen tek yardımcılık miktarında yaşamaya alışkınlar. Şimdi düşünün ki yerde canlıların yaşadığı yere tığ gazlı tek içecek döküyoruz. Bu canlılar bile tabii bu sayı kötü etkileniyorlar.”


Kurnaz, denizdeki hamız oranındaki artışın yenilebilir zincirinin en altındaki çokluk canlılarından akraba olan planktonlardan başlayarak insana kadar uzanan tüm canlıları tehdit ettiğini vurguladı.


Denizdeki yaşamın en önemli yapı taşı olan planktonların yaşayabilmeleri için kabuk oluşturmaya ihtiyaç duyduklarını yalnız yüksek asitlik durumunda yerde kabukları oluşturamayacaklarını nâkil Kurnaz, ileride böyle tek hâl görülmesi halinde yenilebilir zincirinin bozulacağını ifade etti.


Kurnaz, “Temelde küçük balıklar planktonları, yetişkin balıklar küçük balıkları, tığ dahi yetişkin balıkları yediğimiz için denizdeki yenilebilir zincirinin sağ kalması, denizin asitlik oranının sağ kalmasına bağlıdır.” ifadelerini kullandı.


“Sıcaklık artışı, denizlerdeki biyoçeşitliliği tehdit ediyor”


Okyanuslardaki ısınmanın, genellikle yüzeye ve kıyıya yakın mercan resifi denilen derinliği rengi bölgelerde meydana geldiğini, yerde bölgelerde canlıların yaşamasının, sıcaklığın sayı fazla değişmemesine tâbi olduğu sınamak paylaşan Kurnaz, “Sıcaklık kısa dönemlerde az basamak beraberce artacak olsa yerde canlıların yaşamı tehlikeye giriyor. Bundan dolay bile denizlerin sıcaklığının artmaması, yerde canlıların yaşamlarını sürdürmesi açısından son basamak önemli.” dedi.


Kurnaz, okyanusların karbondioksit yutma özelliği olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:


“Ancak denizlerin karbondioksiti emebilme yetenekleri sıcaklığa bağlıdır. Yani atmosferin ya bile çokluk suyunun sıcaklığı ne basamak yüksek olursa denizin karbondioksite emebilme kapasitesi dahi o basamak düşer. Şu anda iklim değişikliğini tevkif açısından bize faydalı olan denizler, su sıcaklığı arttıkça yerde sefer tuttukları karbondioksiti atmosfere geri vererek küresel ısınmanın henüz bile artmasına neden olabilirler. Hani gazlı içeceklerin üstünde ‘Soğuk içiniz’ yazar, bilirsiniz. Eğer o içecek soğuksa içinde henüz fazla karbondioksit çözünebilir. Aynı şey denizler için dahi geçerli.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

yazarYazar: | tarihTarih: 8 Haziran 2022 / 11:44


ASELSAN, EFES-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında, güvenlik güçlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirdiği ürünleri sergiledi.


Son dönemde dronlar kullanılarak yapılan saldırılara karşı çözümler geliştiren ASELSAN, bunlardan akraba olan Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi’ni EFES-2022 Tatbikatı’nda tanıttı.


Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi’nin geliştirme sürecinde etkisiz hale getirdiği ikisi dönen kanat, akraba sabit kanatlı üç tipteki mini ve mikro İHA’nın sembolleri silah kulesinin üzerine işlendi. Benzer uygulamanın örnekleri yağı uçağını düşüren becerikli uçaklarına, o ülkenin bayrağının işlenmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.


Geliştirme çalışmaları tamamlanan Şahin’in yakın zamanda güvenlik güçlerinin kullanımına sunulması bekleniyor.


40 milimetre torpil atardan gönderilen yüksek hızlı alık mühimmatla hedeflerini etkisiz hale getiren Şahin, tek römork üzerine entegre edildi.


Kritik tesislerin korunmasında bile görev matlûp


Uzaktan komuta yeteneğine sahip sistem, gelişmiş elektro-optik kameralarla otomatik hedef tespit ve takibi yapıyor.


Etkili menzili 700 metre olan Şahin, radardan bildirilen konuma otomatik yönleniyor. Gece/gündüz, zorlu hava koşullarında hedef tespit ve takip yeteneğine sahip sistem, ihtiyaç duyulan alana kolayca intikal ettirilip kuruluyor.


Kritik tesislerin korunması, sınır güvenliği, hava savunma gibi görevler icra fail Şahin 40 milimetre Fiziksel İmha Sistemi, 64 mühimmat kapasitesiyle caydırıcılık sağlıyor.

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.